🎎 Müzik Ile Ilgili Araştırma Konuları
Müziktarih boyu hayatın çeşitli noktalarında insanlar tarafından icra edilen bir sanat olmuştur. Meselenin lehinde ya da aleyhinde birçok eser telif edilmiş ve tartışmalar günümüze kadar intikal etmiştir. Müzik ile ilgili tartışmalar İslam literatüründe müstakil eserler halinde ortaya
Atatürke ait olduğu söylenen bazı sözler, yanlış aktarılmış, ya da naklederler, işlerine geldiği gibi yorumlamışlardır. Bunlardan biri şudur: "Esas müzik batı müziğidir, ulusumuz için de bu müziği normal görmeliyiz." Türk musıkisini sevmeyenler, daha doğrusu bilmeyenler, musıkimizi temelli hor görmüşlerdir.
İnsansesinin oluşumu, gelişimi ve bireysel ses eğitiminin müzik eğitiminde yeri ve önemi. ses ve ses organlarının yapısı, mekanizması ve fonksiyonları ile sesin oluşumu, bedensel ve zihinsel olarak şarkı söylemeye hazırlanma, gevşeme ve uyanık olma bilinci kazanma çalışmaları; doğru solunum alışkanlığının kazandırılmasına dönük alıştırmalar; sesin doğru
Ama bu sayı az olması sebebi ile yüksek sesli ve hızlı müzik türleri, çalışmayı olumsuz yönde etkiliyor olarak belgelenmiştir. Özetlemek gerekirse ders çalışırken müzik dinlemek ile ilgili; Daha az/hiç söze sahip olmayan klasik müzik tarzı parçalar veya rap gibi sözlerini anlayıp kafanızı yormayacak parçalar tercih
Müzikteknolojisi terimi, müzik sanatıyla ilgili olan tüm teknolojik konuları kapsayan bir terim olmakla birlikte, özellikle çalma, kaydetme, besteleme, depolama ve performans gibi etkinliklerin elektronik donanımlar ve bilgisayar yazılımları aracılığı ile gerçekleştirilmesi eylemini ifade eder. Bugün pek çok üniversite ve
Sanatve Tasarım. Yıldız Teknik Üniversitesi. Şubat-2007 Bitti. *Tez Konuları: Lisans: “Mardin İli ve Midyat ilçesinde Yaşayan Süryanilerin Dini Müziği”. Y.Lisans: “Türkiye’de Ney Sazı, Tavırları ve Bu Tavırların Belli Başlı İcracıları”. 5. Akademik Unvanlar: Araştırma Görevlisi, Yıldız Teknik Üniversitesi
Kısaca Müzik insan yada çalgı seslerinin, belli bir biçimsel güzellik yada duygusal ifade yaratacak biçimde düzenlenerek biraraya getirilmesini içeren sanat dalı. Bu düzenleme kültürlere göre belirlenmiş ayrı melodi ve ritm (Batı müziğinde armoni) standartlarına uygun olarak gerçekleştirilir. Sözcük kökeni Yunan
tqhnf. Bu bölümde, araştırma konusu ile ilgili bulunan çalışmalar ve sonuçlarına yer verilmiştir. Çevik 2004, müzik öğretmeni yetişme programına ilişkin öğretmen, öğrenci ve öğretim elemanlarının görüşlerini incelediği çalışmasında, öğretmenin sahip olması gereken yeterliklere ilişkin katılımcıların çoğunlukla programı kısmen yeterli ya da yetersiz gördükleri sonucuna ulaşmıştır. Araştırmacı çalışması sonucunda, müzik eğitimi programının yeniden ele alınıp düzenlemesini, öğretim kademelerine uygun öğretmen yetiştirilmesini, öğretim elemanı açığının nitelikli öğretim elemanları ile karşılanmasını önermiştir. Kalyoncu 2005, eğitim fakültelerinde uygulanan müzik öğretmenliği lisans programının revizyon gerekçeleriyle tutarlılığı adlı çalışmasında, eğitim bilimleri derslerine gelen hocaların alan ile bağ kurabilecek bilgiye sahip olmaları gerektiğini, programdaki derslerin müzik pedagojisi perspektifiyle tanımlanması ve içeriklerinin de buna paralel olarak geliştirilmesi gerektiğini ayrıca okul deneyimi derslerinin zaman kaybı olarak algılanmaması için uzman rehberliğinde sürdürülmesi gerektiğini belirtmiştir. Akgül 2006, Fakülte- okul işbirliği programının müzik öğretmeni adayları tarafından değerlendirilmesini konu alan araştırmasının sonucunda, öğretmen adaylarının çoğunluğunun okul deneyimi derslerinde yapılan etkinlikler sürecinde öğretim elemanları ile sağlıklı bir iletişim içinde oldukları, fakat öğretmenlik uygulamasında ders planı, öğretim yöntem ve teknikleri, sınıf yönetimi ve anlattıkları derslerin değerlendirmesi konusunda öğretim elemanları ile yeterince tartışmadıkları yönünde görüş bildirmişlerdir. Öğretmen adayları uygulama okulu öğretmenlerinin okul deneyimi etkinliklerinin yapılmasında ilgili tutum sergilediklerini fakat sınıf dışı etkinliklerde İstiklal Marşı, törenler, toplantılar kendilerine rehberlik etmediği, yeterli sayıda sınıf gözlemleyemedikleri yönünde görüş bildirmişlerdir. Akgül; öğretim elemanlarına düşen öğrenci sayısının azaltılarak öğrencilerin daha fazla ders anlatmasının sağlanması gerektiğine yönelik önerilerde bulunmuştur. Bilgin 2006, müzik eğitiminde kullanılan şarkıların müzik öğretmenleri tarafından piyano ile eşliklenmesi adlı çalışmasında Türkiye şartları göz önünde bulundurup yetiştirilen müzik öğretmenlerinin, öğretmenlik mesleğinin temel ihtiyaçları daha gerçekçi bir şekilde ele alınıp, okul şarkılarının piyano ile eşliklenmesi konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kılbaş 2007, Türkiye ile Avrupa birliği ülkelerinde müzik öğretmeni yetiştirme programlarını karşılaştırdığı araştırma sonucunda, Türkiye’de farklı okul tipleri için okul öncesi, ilkokul, orta öğretim uzmanlaşmış müzik öğretmeni yetiştirme işine programlarda yer verilmesi gerektiğini ayrıca öğretmenlik meslek derslerine giren hocaların müzik dersleriyle bağ kurulabilecek şekilde donanımlı yetişmelerine imkan sağlanması ve bu alanda uzmanlaşmış kişiler tarafından derslerin işlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Köz 2007, ilköğretim ikinci kademede görev yapan, bireysel çalgı eğitimi gitar alanı mezunu, müzik öğretmenlerinin okul şarkılarına eşlik etmede karşılaştıkları problemler ve çözüm önerileri adlı çalışmasında öğretim elemanlarının tamamı bireysel çalgı eğitimi ders saatinin öğretmen adayının mesleki gelişimi açısından yetersiz olduğunu belirtmiştir. Ayrıca öğretim elemanlarının hepsi öğretmen adaylarının okul şarkılarına doğaçlama eşlik yapma yeteneklerini geliştirebilecekleri bir ders içeriğinin olmadığını ve yeterli çalışmalar yapılmadığını belirtmişlerdir. Küçükahmet 2007; Berki, Karakelle 2009, çalışmalarında genel olarak sanat alanında Güzel Sanatlar Fakültelerinde öğretmen eğitimi bakışında değişmeler olduğunu, fakat alan derslerinin, genel kültür ve formasyon derslerinin önüne geçmesi ve bu derslerin alan derslerinden daha az önemliymiş gibi algılanması sorununa hala net bir çözüm bulunamamıştır. Ayrıca diğer ülkelerin lisans programlarının karşılaştırılmasında Türkiye’de tek tip müzik öğretmeni yetiştirildiği savunulmuştur. Çelik 2009, müzik öğretmenliği programında okuyan öğrencilerin heyecan ve kaygılarını incelediği çalışmasının sonucunda, öğretmen adaylarının hedef karmaşası yaşadığı, bu konuda onlara özellikle alan çalgısı hocaları tarafından yapılacak danışmanlığının önemli olduğunu, ayrıca, müzik eğitimi programlarının genel olarak öğretmen adayları üzerinde olumlu bir etki bırakmadığı bu nedenle programın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca araştırmacı özellikle son sınıf öğrencilerinin daha yoğun biçimde öğretmenlik mesleğine yönelik dersler almasını ve öğretim elemanları tarafından mesleğe hazırlanma açısından cesaretlendirmesi ve özgüven aşılanması gerekli olduğunu önermiştir. Öztürk 2011, müzik öğretmenliği programında alınan piyano eğitiminin müzik öğretmeninin mesleki yaşamına katkısını incelediği araştırmasında müzik öğretmenliği programında görülen piyano eğitimi ders içeriğinin okul öncesi, ilköğretim ve orta öğretim ders programıyla uyumlu olmadığını sonucuna ulaşmıştır. Ayrıca Armoni-Kontrpuan-Eşlik derslerini eşlik yapma becerilerini geliştirme açısından yetersiz bulup bu derslerin süre ve içerik bakımımdan yetersiz buldukları sonucuna ulaşmıştır. Eldemir 2011, güzel sanatlar eğitimi bölümü öğrencilerinin öğretmenlik meslek bilgisi derslerine ilişkin görüşlerini incelediği çalışmasının sonucunda hem müzik hem de resim eğitimi anabilim dalında okuyan öğrencilerin öğretmenlik meslek bilgisi dersleri ile ilgili kazanımların yeterince gerçekleşmediğini düşündükleri sonucuna ulaşmıştır. Eldemir araştırma sonucunda, yoğun alan bilgisi derslerinin olmasının öğrenciyi hedefinden uzaklaştırıp farklı noktalara taşıdığını vurgulamıştır. Nartgün ve Özen 2011, çalışmasında farklı sosyo-ekonomik ve kültürel çevreden gelen müzik öğretmenliği öğrencilerinin pedagojik formasyon derslerine ilişkin görüşlerini incelemiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin alan derslerinde kendilerini pedagojik formasyon derslerine kıyasla daha başarılı bulduklarını buna gerekçe olarak da alan derslerini daha severek yapmalarını ve müzik konusunda daha donanımlı olmayı daha çok önemsedikleri görülmüştür. Gün Duru ve Köse 2012, çalışmalarında Türkiye, Finlandiya, Danimarka ve Amerika Texas olmak üzere dört farklı ülkedeki müzik öğretmeni yetiştiren programları “yetiştirilen müzik öğretmeni çeşitliliği” açısından incelemiştir. Araştırma sonucunda, Türkiye’de bütün eğitim kademelerinde hizmet vermek üzere tek tip müzik öğretmeni yetiştirildiği görülmüştür. Farklı ülkelere bakıldığında, Avusturya’da vokal ağırlıklı müzik öğretmeni ve enstrüman ağırlıklı müzik öğretmeni olmak üzere iki farklı tip müzik öğretmeni yetiştirildiği, Finlandiya’da tüm eğitim kademelerinde hizmet veren öğretmenlerin yanı sıra ayrıca okulöncesi müzik öğretmenliği için ayrı bölümlerin olduğu, Amerika’nın Texas eyaletinde ise grup müziği, koro, orkestra ve piyano temel alanlarına yönelik dört farklı tip müzik öğretmeni yetiştirildiği görülmüştür. Atik Kara 2012, öğretmenlik meslek bilgisi derslerinin öğretmen adaylarına öğrenme ve öğretme sürecine ilişkin yeterlikleri kazandırması yönünden değerlendirilmesi adlı çalışmasında öğretmenlik meslek derslerinin uygulama eksikliklerinin olduğunu ve uygulamaya yönelik etkinliklere yer verilmemesinden dolayı kalıcı öğrenmelerin olmadığını belirtmiştir. Atav ve Sönmez 2013, öğretmen adaylarının lisans eğitiminde aldıkları eğitim bilimleri derslerini yeterli bulmayıp ayrıca KPSS’ye yönelik bulmadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca Akpınar ve Özer 2004, lisans eğitiminde alınan öğretmenlik meslek bilgisi derslerinin yeterliği ile ilgili öğrenci görüşlerini aldıkları çalışmada öğretim elemanlarının farklı yöntem ve teknikler kullanmadıkları, ders içeriğinin bölümün özelliklerine göre zenginleştirilmesi gerekliliği ve araç gereç zenginliği ile daha donanımlı ortamlar hazırlanması gerektiğini belirtmişlerdir. Bulca, Saçlı, Kangalgil ve Demirhan 2012, beden eğitimi öğretmenlerinin öğretmen yetiştirme programına ilişkin görüşlerini aldıkları araştırmada öğretmenlik meslek derslerinin kuramsal olarak yeterli olmadığını, uygulamaya nasıl aktarılacağı noktasında eksikliklerin olduğunu ve bundan dolayı ders içeriklerinin tekrar gözden geçirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Gün Duru ve Karakelle 2013, yaptıkları çalışmada Türkiye ve Avusturya’daki müzik öğretmeni yetiştirme programlarını karşılaştırmışlardır. Avusturya’da programlar üniversiteden üniversiteye değiştiği için tek bir program karşılaştırmaya alınmıştır. Araştırma sonucunda, Avusturya’da pedagoji derslerinin tüm derslerin üçte birini oluşturduğu görülmüştür. Türkiye’de ise bu oran %14,6’dır. Müzik alanı performans dersleri dikkate alındığında yine benzer bir durum ortaya çıkmıştır. Avusturya’da müzik alanı performans derslerinin programda Türkiye’den daha yoğun yer tuttuğu özellikle bireysel çalgı dersine 15 kredi ile yoğun yer verildiği görülmüştür. Bir diğer farklılık ise “diğer dersler” başlığı altında görülmüştür. Türkiye’de Türkçe, İngilizce Bilgisayar I-II gibi derslerden oluşan genel kültür dersleri tüm derslerin %14’ünü oluştururken Avusturya’da bu kapsamda ele alınabilecek “Güzel konuşma eğitimi” ve “Davranış eğitimi” olmak üzere iki ders bulunmaktadır ve bu derslerin programda tüm dersler içindeki oranı %1,6’dır. Jelen 2013, güzel sanatlar lisesinden mezun olan öğrencilerin piyano eğitimine daha erken yaşta başlamış olmalarına rağmen eser seviyesi, teknik ve müzikal altyapı eksikliklerinin yeterli seviyede olmadığını ve bu durumun güzel sanatlar lisesindeki eğitimcilerin yeterli donanıma sahip olmadığına bağlamış ve güzel sanatlar liselerinin nitelik açısından sorunlar yaşadığını belirtmiştir. Ayrıca Jelen 2013, üniversitelerdeki fiziki koşulların çalışma odalarının karanlık, bakımsız olması, piyano akortlarındaki sorunlar, ışık düzeni ve ses yalıtımı yetersiz olduğunu belirtmiştir. Jelen 2013, piyano ders eğitimi programında değişiklikler olması gerektiğini, özellikle öğrencilerin doğaçlama okul parçalarına ve marşlara eşlik yapıp söyleme becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Piyano eğitiminin müzik öğretmeninin kullanabileceği beceriler kazandırmadığı sonucuna ulaşmıştır. İzgi Topalak, Yapıcı 2013, güzel sanatlar lisesi müzik öğretiminde karşılaşılan sorunların öğretmen görüşleri açısından değerlendirildiği çalışmada öğretmenlerin öğrencilerle birebir çalışma imkanlarının olmadığını ve temel bilgi ve becerileri kazanabilmeleri için öğrenci sayısının azaltılması gerektiğini belirtmişlerdir. Küçükosmanoğlu 2013, öğrencilerin bireysel çalgı dersi çalışma durumları yeterli olmadığını belirtmiştir. Bireysel çalgının istenilen düzeyde öğrenilebilmesi ve öğrencinin çalgılarına karşı motivasyonlarının artması için ders saatinin artırılması gerektiğini belirtmiştir. Piji Küçük 2014, müzik öğretmenliği lisans programındaki eşlik çalma dersinin haftalık ders sayısının artırılmasını ve eşlik dersinin Armoni-Kontrpuan-Eşlik dersleriyle birlikte işlenip dersin içeriğini desteleyecek programlara yer verilmesi gerektiğini belirtmiştir. İncik ve Akay 2014, tarafından yapılan araştırmanın çalışma grubunu 2013- 2014 eğitim öğretim yılında, Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği, Sınıf Öğretmenliği, Türkçe Öğretmenliği, İngilizce Öğretmenliği, İlköğretim Matematik Öğretmenliği ve Fen Bilgisi Öğretmenliği 4. sınıflarında öğrenim gören 305 öğrenci ile Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Felsefe, Türk Dili ve Edebiyatı, İngilizce ve Güzel sanatlar bölümlerinden mezun, Mersin Üniversitesi pedagojik formasyon programında öğrenim gören 195 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcılara 31 sorudan oluşan 5’li likert tipi açık uçlu sorular sorulmuş ve araştırma sonucunda eğitim fakültelerinde en önemli sorunun uygulama eksikliği olduğunu belirtmişlerdir. Çalışma sonucunda araştırmacılar eğitim fakültelerinin daha fazla uygulamaya yer vermeleri ve staj derslerinin 2. Sınıfta başlaması, ayrıca teorik derslerin sayısının azaltılıp uygulamaya daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini önermişlerdir. Kısa 2014, Aday Öğretmenler Yeni Nesil Öğrencileri Eğitmeye Hazırlar Mı? çalışmasında öğretmen adaylarının öğrencilerin beklentilerini karşılama noktasında biraz hazır’’ hissediyor sonucundan dolayı araştırmacı özellikle lisans programının içeriğinde değişiklikler olması gerekliliğini ve uygulama imkanlarının artırılması gerektiğini önermiştir. Ateş ve Burgaz 2014, Türkiye, ABD ve Finlandiya Öğretmen Yetiştirme Sistemlerine İlişkin Öğretmen Adaylarının Görüşleri ve Türkiye’deki Sistemin Geliştirilmesine İlişkin Öneriler adlı çalışmasında öğretmen adayları, eğitim fakültesine öğretmen alımında sınavın yeterli olmadığını öğrencilerin mülakata tabi tutulmaları ayrıca lise referansları ve tutum testleri ile seçilmesi gerektiği görüşünde birleşmişlerdir. Ayrıca eğitimi süresinin uzatılıp yüksek lisans eğitimini de kapsayacak şekilde uzatılması gerektiği üzerine görüş bildirmişlerdir. Öğretmen adayları okul deneyimi dersinin yetersiz olduğunu lisans programında daha erken dönemlerde başlaması gerektiğini belirtmişlerdir. Ekinci ve Tican, Başaran 2014, Okul Deneyimi Dersinin Öğrencilerin Öğretmenlik Algılarına Etkisi çalışmasında uygulama yapılan okulların ve bu okullardaki öğretmenlerin özenle seçilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Aday öğretmenlerin gittikleri okullarda, nitelikli öğretmenlerin ve verimli öğretme öğrenme ortamlarının olması öğretmenlik algısını daha olumlu yönde etkileyeceğini belirtmişlerdir. Tekmen ve Kalelioğlu 2014, öğretmen adaylarının aldıkları eğitimi kalitesi ile ilgili yapmış oldukları çalışmaya farklı eğitim fakültesi öğrencilerinden 21 öğrencinin görüşü alınmış ve çalışma sonucunda öğrencilerin en fazla vurguladıkları nokta, kaliteli bir eğitimin sağlanabilmesi kaliteli öğretim elemanlarıyla olabileceğini ve bölümlerdeki sıkıntıların daha çok öğretim elemanlarının ders planlamada ve uygulamada eksiklerinin olduğu belirtmişlerdir. Öğrencilerin değindiği bir diğer nokta ise öğretimin kalitesini artırabilmek için farklı yöntem ve tekniklerin kullanımı gerekliliğini vurgulamışlardır. Kalender 2015, 2007 YÖK müzik öğretmenliği lisans programı bireysel çalgı keman dersi içeriklerinin öğretim elemanlarının görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi adlı çalışmasında, programın öngördüğü yeterlilikleri sağlaması açısından öğretim elemanlarının %58,8’i ana çalgı dersinin ders saatinin yetersiz olduğunu belirtmişlerdir. Kızılet 2018 müzik öğretmenliği anabilim dallarındaki “eşlik çalma” dersine yönelik öğrencilerin tutumları ve dersi veren öğretim elemanlarının görüşleri incelediği çalışmasında, öğretim görevlilerinin bu derse lisans programında daha fazla yer verilmesi gerektiğini, 1 dönem görülen dersin yetersiz olduğunu uygulamaya daha fazla zaman ayrılması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Özdemir 2018, çalışmasında müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda piyano Araştırmasında 2005-2015 yılları arasında ulusal hakemli dergilerde yayınlanmış ya da sempozyum veya kongrelerde tam metin olarak sunulmuş piyona ve eşlik yapabilme becerisine yönelik 17 araştırma bulgusu incelenmiştir. Araştırma sonucunda, piyano ve eşlik becerisinin kazandırılmasında öğrenci ve öğretim elemanından ve programdan olmak üzere iki temel alanda sorunla karşılaşıldığı görülmüştür. İncelenen araştırmalarda ele alınan sorunlar şu şekilde özetlenebilir; eşlik derslerinin YÖK ders tanımında “eğitim müziği örnekleri, piyano literatürü ile okul müzik eğitiminde öğrenme-öğretme tekniklerini kapsar” şeklinde ifade edilmesine rağmen derslerin bu kapsamda işlenmemesi, eşlik dersinin içeriğinin uygulamadan çok teorik ağırlıklı olarak verilmesi ve piyano derslerinin ise daha çok teknik ve performans becerilerini geliştirmeye yönelik olarak verilmesi ancak asıl olarak bu derslerde okul şarkıları ve marşlara ağırlık verilmesi gerektiğidir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
6. , 7. ve 8. SINIFLAR Atatürk ve Müzik Cumhuriyet ile gelişen Türk Müziğinin araştırılması ve sunulması. Atatürk’ün müziğe verdiği önem Atatürk’ün Türk müziğine verdiği önem Atatürk’ün belirlediği müzik ilkeleri doğrultusunda yapılan çalışmalar Tarih Şeridi Müzik dönemleri, bestecileri, önemli müzik olaylarını içeren bir tarih şeridinin hazırlanması ve sunulması. Besteci Kartları Barok ve Klasik Dönem bestecilerinin resimlerinin ve kısa yaşam hikâyelerinin olacağı 10×8 boyutlarında tanıtım kartlarının hazırlanması ve sunulması. Fotoğraf Albümü Yaylı, vurmalı, nefesli, telli ve tuşlu çalgılara ait fotoğraflardan ve küçük tanıtım yazılarından oluşan bir fotoğraf albümünün hazırlanması ve sunulması. Besteci, Yorumcu, Müzisyen ve Orkestra Şeflerinin Yaşam ve Müzik Öyküleri Besteci, yorumcu, müzisyen ve orkestra şeflerinin meslek yaşantılarının ve hayat öykülerinin röportaj ve fotoğraflarla desteklenerek araştırılması ve sunulması… Dünyaca ünlü müzisyenler ve eserleri hakkında araştırma yapılarak eserlerinin dinletilmesi Dünyaca ünlü Türk müzisyenler ve eserleri hakkında araştırma yapılarak eserlerinin dinletilmesi Çalgı Tanıtımı İstenilen bir enstrümanı tüm özellikleri ile araştırılarak dergi ya da albüm şeklinde hazırlanması ve sunulması. Müzik Dergisi İçinde çalgı aleti tanıtımı, besteci tanıtımı, müzik festivalleri, konser haberlerinin yer aldığı bir dergi hazırlanması ve sunulması. Dünyadaki Müzik Türlerinin Araştırılarak Tanıtımının Yapılması Klasik, Newage, Rock, Caz, Pop, Rap, Heavy Metal, vb… müzik türleri hakkında araştırma, sunum yapılması Türkiye’deki Müzik Türlerinin Araştırılarak Tanıtımının Yapılması Türk Halk Müziği -Yöresel Müzik Kültürü-, Türk Sanat Müziği, Rock, Anadolu Rock, Caz, Pop, Rap vb müzik türleri hakkında araştırma, sunum yapılması PERFORMANS GÖREVİ KONULARI 4. ve 5. SINIFLAR a- Çocuk şarkılarının seslendirilmesi b- Öğrendiği bir eseri çalgısıyla çalması. c Atatürk ile ilgili şarkı, türkü ve marşların araştırılması d- Müzikli gösteri hazırlanması 6. SINIFLAR a-Atatürk ve müzik konulu sunum hazırlanması b-Öğrendiği bir eseri çalgısıyla çalması. c-Müzik eşliğinde dans gösterisi hazırlanması. d-Bir türkünün hikâyesinin canlandırılması. 7. SINIFLAR a-Müzik eşliğinde şiir dinletisi hazırlanması. b-Koro gösterisi hazırlanması. c- Öğrendiği bir eseri çalgısıyla çalması. d-Ülkemizde müzik eğitimi veren kurumlar hakkında sunum hazırlanması. e- Öğrendiği bir eseri çalgısıyla çalması. 8. SINIFLAR a-İstiklal Marşı’nın yönetimi b-Sınıfta şarkı öğretimi c-Sınıfta öğrenilmemiş güncel ve sevdiği bir parçanın çalınması d Öğrendiği bir eseri çalgısıyla çalması. e Müzik eşliğinde şiir dinletisi hazırlanması. NOTÖğrencilerimizin bu çalışmaları, kendi araştırma, inceleme, yorum gücünü ve yaratıcılığını kullanarak yapması beklenmektedir. Ödev konularına göre çeşitli fotoğraf, resim, CD, makale ve röportaj teknikleri kullanılabilir. ÖDEV TESLİM TARİHLERİ Performans GörevLeri Birinci dönem için 1 – 5 Aralık ………. tarihlerinde, İkinci dönem için 13 – 17 Nisan ……… tarihlerinde, Yorum yaparak destek olabilirsiniz.
Müzik Ile İlgili Kompozisyon Müzik Nedir Müziği Nasıl Tanımlarız. Müzik Hakkında Kısa Yazı Etkinlikleri Konseri Giriş Genç Piyanist Güneş Yakartepe Grup PİYANOTÜRK Müzik Nedir? Müziği Nasıl Tanımlarız. Müzik hakkında Kısa Yazı İnsan duygu ve düşüncelerinin, tek sesli veya çok sesli olarak anlatımına müzik denir. Müzik genelde, enstrüman denilen müzik aletleri kullanılarak yapılan bir sanattır. Müzik, insanın coşkulu, sevinçli ve hüzünlü duygularını ifade eder. Genelde, uzakta olan sevgiliye kavuşma arzuları, sitemleri, coşkuları, sevinçleri, bazen de tabiat hakkında dağlara, yollara, bulutlara, çöllere sitem edişleri dile getirir. Müziğin çeşitli dalları vardır. Klâsik müzik, senfonik müzik, Türk sanat müziği, Türk halk müziği, pop müzik gibi çeşitli sınıflara ayrılmışlardır. Anadolu insanımız, halk müziğini daha çok sever. Türkü, en önemli formdur. Batıda ise, sanat müziği ve pop müziğe daha fazla rağbet edilir. Kültürel kimlik, müziğin seçiminde önemlidir. Alınan kültüre, gelenek ve göreneklere göre, kendini ifade ediş tarzı oluşur. Klâsik müzik, eski tarihî kültür ve Osmanlı kültüründe oluşmuştur. MÜZİK NEDİR Ne Demek Piyano Nedir Ne Demek Çeşitleri Kimdir Bilgi Sözlük Müzik Nedir Müziği Nasıl Tanımlarız. Kompozisyon Müzik Hakkında Kısa Bilgi Yazı Senfonik Müzik ise, genelde Avrupa ülkeleri ortak dilini ifade eder. Müzik, insan ruhuna seslenir. Müzik dinlemek, müzik yapmak, insan ruhuna huzur ve sakinlik verir. 18. yüzyılda akıl hastalarını tedavi için de müzikten yararlanılmıştır. Müziğin insan ruhuna seslenen sihirli bir gücü vardır. Ünlü sosyolog Auguste Comte bu konuda “ Müzik, insana bir bayram gününün ruh halini yaşatır.” derken, Congreven de “ Müzik doğruca ruha seslenir, ruhta kendisini en iyi müzik yoluyla ifade edebilir.” demiştir. Ülke ve insan ayırımı olmadan, müziğin dili evrenseldir. Müziği her insan dinler, sözlerini anlamasa bile, melodi sesleri kişiye bir şeyler ifade eder, hissettirir. Müzik Nedir Terim Anlamı Gelişimi Kompozisyon Müzik Ne Demek Bestecilik Bilgileri Tarihi Özellikleri Bestekar 2017 Son Amatör Besteleme Besteleri
MÜZİK EĞİTİMİNİN ÇOCUK GELİŞİMİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Itır Eskioğlu * Cumhuriyetimizin 80. Yılında Müzik Sempozyumu, 30-31 Ekim 2003, İnönü Üniversitesi, Malatya Bildiriler, I. GİRİŞ Müzik eğitiminin çocuk gelişimine etkilerinden söz etmek demek, öncelikle “müzik-çocuk gelişimi” ikilisi arasında bir korelasyon olduğu denencesini savunuyor olmak anlamına gelmektedir. Bu denenceyi destekleyen temel sayıltı ise, müziğin insan yaşamında belirli bazı işlevleri olduğudur. Müziğin işlevleri, özü bakımından estetik temelli olup, bireysel, toplumsal, kültürel, ekonomik, eğitimsel nitelikler taşır. İşlevlerinin insan yaşamındaki yeri ve önemi nedeniyledir ki, müzik, insanlık tarihinin en eski çağlarından beri, hem çok etkili bir eğitim aracı, hem de çok önemli bir eğitim alanıdır. Uçan, 1994 Müziğin temel eğitimindeki ilk amaç, çocukta müzik sevgisini uyandırmak, hayal dünyasında müzik imgesini geliştirmek, ritim duygusunu ve kulak duyarlılığını kesinleştirmektir. Pamir Müziği seven çocuk insanı sever, toplumu sever, yaşamı sever, eşsiz bir ruh gücü ve zenginliği kazanır. Eflatun’un da dediği gibi, estetik eğitim, ahlak eğitimini de etkiler. Venedik Taciri adlı oyununda “Kendinde müzik olmayan, seslerin tatlı ahenginden heyecan duymayan insan, hinlik ve hırsızlık için yaratılmıştır. Onun ruhu geceden daha karanlık, tutkuları cehennemden daha karadır. Böyle bir insana güvenmeyiniz!” diyen sözlerinden de yola çıkarak, insan ruhunun güzelliklerin yüceltebileceğini vurgulamak gerekir. Müzik bir güzellik ve eğitim aracıdır; insanı yumuşatarak geliştirir. Yönetken, 1993 Sanat, “yeterli ve amacına uygun müzik eğitimi almış bireylerden oluşan, sanat kültürü almış aydınlara sahip” toplumlarda rahat soluk alır ve gelişebilir. Avrupa’da müzik sanatı son yüzyılındaki büyük gelişimini geniş ölçüde okul müzik eğitimi ve öğretimine borçludur. Yönetken, 1993 2. YÖNTEM Bu araştırma betimsel bir alan araştırmasıdır ve evrenini, “müzik eğitiminin yararları”, örneklemini “müzik eğitiminin çocuk gelişimindeki etkileri”, oluşturmaktadır. Bu araştırmanın konusu ve kapsamı gereği, “yazımlanmış” ve “yazımlanmamış” veri kaynaklarının her ikisinden de Bilir kişilerin görüşlerinin alınması kapsamında elde edilen bilgilerden ve konuyla ilgili olarak yararlanılan İngilizce yazılmış/İngilizce’ye çevrilmiş/Türkçe’ye çevrilmiş kaynaklardan elde edilen veriler bulgular bölümünde kullanılmıştır. 3. BULGULAR VE YORUM 3. 1. Çocuğun Gelişiminde Olumlu Etkilere Sahip Olabilmesi İçin Müzik Eğitiminde Bulunması Gereken Nitelikler Suzuki’ye göre, çocukların pek çok yeteneğinin3 kendi yapılarının bir parçası haline gelene dek geliştirilmesi gerektiği açıktır. Ancak okullardaki müfredat öğrenmenin bu temel kuralını göz ardı ederek, bireysel farklılıklarsa hiç düşünülmeyerek uygulanmaktadır. Çocuklar günlük olarak, sürekli zorluğu artan materyaller öğrenmeye zorlanmakta ve bazıları bu hıza yetişemeyerek cesaret kırıklığı yaşamakta, engellenmiş olmaktadırlar.Erman, 2000 Kendi ülkemizden bir örnek vermek gerekirse, MEB müzik ders programlarının hedefinin, uygar insan yetiştirmede çocuğu ya da genci her yönüyle tamamlamak amacıyla kulağını, sesini, zevkini eğitmek ve ona genel bir müzik kültürü kazandırmakla beraber, müzikal yönden diğerlerinden farklı yeteneklere sahip olan öğrencilerin saptanması ve yönlendirilmesi gibi, baştaki hedefi bütünleyen yeni düşünce ve yaklaşımları da içermesi gerekir. Tufan, 1992 Bu bağlamda; hem bireysel hem toplu çalışma imkanı veren müzik dersleri, çocukların içinde bulundukları yaşa, çevreye ve kendi kişilik yapılarına göre farklı öğrenme ve gelişme özellikleri gösterdikleri göz önüne alınarak yapılmalıdır. Özel eğitim söz konusu ise, bireysel farklılıkların gözlemlenmesi ve özellikle başlangıç derslerinde çocuk hakkında ön fikirler oluşturmamızı sağlayan kendine özgü öğrenme-kavrama becerisi, bedensel-zihinsel uyum özellikleri, var olan müziksel yeteneğinin düzeyi ve bu düzeyin gelişim hızı doğrultusunda ona en uygun yöntemlerin, konu sıralamasının, ders süresi ve yoğunluğunun belirlenmesi çok önemlidir. Müziğin temel eğitimindeki ilk amacın çocukta müzik sevgisini uyandırmak, hayal dünyasında müzik imgesini geliştirmek olması nedeniyle, başlangıçta derslerin önemli bir bölümü müzikli oyunlarla çocuğun kendini ifade edebileceği ve zevk alabileceği biçimde düzenlenmelidir. Çocukların severek ve kolayca öğrenebileceği hem de günlük yaşamında var olan ezgileri içeren kitaplar seçilmeli, çeşitli çalgılar özellikle Orf çalgıları gibi öğrenmeyi destekleyici görsel materyaller kullanılmalıdır. Bu tür materyaller sayesinde alana özgü teorik bilgilerin sıkmadan ve somuttan-soyuta ilkesi korunarak verilebilme şansı da doğacaktır. Kaliteli bir eğitimde olması gereken bir başka nitelik de, hayata geçirmedir yaşantıya katma. Çocuğun günlük yaşamdan kopuk olmayan şarkıları öğrenmesi buna bir örnek oluşturabileceği gibi, gurup içindeki etkinlikler de önemli bir yaşantıya katma biçimidir. Kişinin, emsallerini gözlemlemesi ve deneyimlerini paylaşması yaptığı işin toplumsal değerini ve işlevini anlamasına yardımcı olur. Bu etkinlikler okulda koro ile dinleti sunumları ve bireysel konserler verme ya da izleme biçiminde olabilir. İyi bir eğitim her şeyden önce çocuğun “hazır bulunuşluk” düzeyine bağlıdır. Yani iyi motive edilmiş bir çocuk / çocuk gurubu, gelişim yoluna doğru adımla başlamıştır denilebilir. Burada, olumlu bir pekiştireç olan “övgü”nün de müzik derslerinde yer alması gereken bir konu olduğunu vurgulamak gerekir. Klasik eğitimin vazgeçilmez bir öğesi olan “pekiştireç kullanımı”, her ne kadar bir yargı bildirdiği ve oto-kontrolü gerilettiği gibi gerekçelerle çağdaş eğitim yaklaşımlarında tercih edilmiyor olsa da, özellikle okul öncesi ve ilk öğretimde kontrollü biçimde kullanılmasının yararları vardır. Yerinde ve uygun bir dille kullanılan her tür pekiştireç öğrenmede motivasyonu sağlayabilir. Örnek olarak, pekiştireç olarak kullanıldığında “övgü” nün motivasyondaki büyük etkisi tartışmasızdır ve bu basitçe şu cümleleri değiştirerek bile sağlanabilir Yanlış yapıyorsunuz “ Böyle olduğundan emin misiniz?”OTOKONTROL Ne öğrettiğimi anlamamışsınız “ Bu konuyu yeniden ele alalım ve tekrar deneyelim” DÜZELTME Eh...bu bir şeye benzedi “İyi! Daha iyisini de yapabileceğineize inanıyorum! TEŞVİK Olmadı “Güzel, daha da güzelini yapmayı zamanla öğreneceksiniz” TAKDİR Son olarak, sağlıklı, huzurlu, başarılı, mutlu çocuklar yetiştirmek için en önemli vitaminin SEVGİ olduğunu hatırlayarak, müzik eğitiminin bir sevgi aktarımına sahip olması gerektiğini de vurgulamak gerekir. 3. 2. Müziğin Çocuk Gelişimindeki Etkileri Müziksel yetenek seviyeleri ne olursa olsun, her çocuğun hayatında müzik vardır ve her çocuk müzikle ilgili en az bir etkinliği yaşamına katmaktan keyif alacaktır. Bireysel olarak ya da toplu biçimde çalgı çalmak / şarkı söylemek, dans etmek, müzik dinlemek bu etkinliklerden bazılarıdır. Çocuğu bunlardan kendisini en iyi ifade edebileceği hangisi ise ona yönlendirmek ve genel bir müzik sevgisi, beğenisi kazandırmak özellikle okul öncesinde başlanılması gereken eğitim hizmetlerindendir ve hem uzman eğitimcilere hem ailelere sorumluluk düşmektedir. Müziğin, çocuğun gelişimine etkileri, çocuğun müziksel becerilerinin geliştirilmesi ve müzik eğitimi yoluyla müzik dışı becerilerinin de geliştirilmesi olmak üzere iki yönlü düşünülmelidir. 3. 3. Müziğin, Çocuğun Duygusal ve Sosyal Gelişimine Etkisi Her çocuğun, özellikle kendisini en iyi ifade edebileceği müziksel etkinlik türünde gurupla çalışması kuşkusuz onun sosyalleşmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Örneğin, gurupla söyleme, sesini kullanmayı ve denetlemeyi keşfedeceği, uyum becerisini geliştireceği, işbirliğine dair disiplin kazanacağı türden bir etkinlikken; bireysel çalgı çalması enerjini olumlu yönlendirebileceği, kişisel doyum sağlayabileceği ve ritim-melodi duygusunu geliştirebileceği türden bir etkinliktir. Benzer biçimde, çocukların müzik duygusunun gelişiminde sürekli dinleme önemli yer tutar. Bu nedenle derslerde sıklıkla canlı ya da herhangi bir kayıttan dinlemeye zaman ayrılabilir. Bunun ev yaşantısı içinde sürdürülmesinin önemi de büyüktür. Ancak dinleme günlük bir alışkanlık olarak ele alınmalı, çocuk oturup dinlemeye zorlanmamalıdır. Örneğin yemek yerken, oyun oynarken ya da uyumak için yattığında... Sanılanın tersine, çocuk aynı müziği sıklıkla dinlemekten sıkılmaz ve dinleme olumlu bir öğrenme sağlar. Tabi, tekrarlar hakkında şikayet edildiğini duymaz yani böyle bir olumsuz öğrenme ile karşı karşıya kalmazsa!!! Özel eğitim söz konusu ise, çocuğun dinlemesi için seçilen eserlerin içinde ileride çalacağı / söyleyeceği parçaların olması o parçaları öğrenirken hiç duymadığı bir parçadan kat be kat kısa sürede sonuca ulaşmasını da sağlayacaktır. Müzik dinleme etkinliğinde dikkat edilmesi gereken nokta, dinlenilecek müziklerin seçimidir. Yapılan seçimler, çağdaş ve gelişmeye açık nitelikte çalışmaları, çeşitli türleri / formları / ses sistemlerini, hem evrensel hem ulusal ve hem sanat hem halk müzik örneklerini içermelidir. Çocuklara müzik öğretimini verenlerin raporları, diğer bir çok faydayı müzik öğretimi ile ilişkilendirmektedir. Duke, Flowers ve Wolf 1997, ailelerin ve piyano eğitmenlerinin, piyano öğretiminin çocukların “disiplin, adaptasyon, rahatlama yeteneği, öz-güven4 sorumluluk, kişisel düşünce” gibi kişilik özelliklerinin gelişiminde etkili olduğuna ve öğrencinin yaşamdan aldığı zevki arttırdığına inandıklarını bulmuşlardır. Piyanistin kişilik özellikleri üzerine yapılan ender araştırmalar Kemp, 1996 bu inanışların deneysel kanıtlarla desteklenebilirliğini öne sürmeyi mümkün kılmaktadır. Spychiger’in araştırmasına ve “ Mozart IQ Artışı Sağlar” adlı çalışmanın sonuçlarına dayanılarak şunlar söylenebilir Daha fazla müzik eğitimi alan çocuklar, öğretmenleri ile daha işbirlikçi ve arkadaşları ile daha dostça ilişkiler içindedirler. Ayrıca, çocuklar birlikte müzik yaparlar ve şarkı söylerlerse, birbirlerini dinlemeyi daha kolay öğrenirler. Çünkü rekabetçi davranışlar müzik yapmakla uyuşmamaktadır. Edwards, 1997 3. 4. Müziğin, Çocuğun Bedensel ve Psiko-Motor Gelişimine Etkisi Seslerin doğumundan itibaren çocuğu devinimlere yönlendirdiği bilinmektedir. Şarkılardaki soluk belirteçlerine göre nefes alma, solunum kontrolünü ve akciğer gelişimini sağlayabileceği gibi; çalgılarla çalışma, hem büyük ve küçük kasların gelişimini hem psiko-motor gelişimini olumlu etkiler. Bu etkinliklerin gurup içinde sürmesi gelişimi hem hızlandırır hem de iletişim becerilerine yeni bir pencere açar. 3. 5. Müziğin Çocukta Dil Gelişimine Etkisi İnsan doğuştan dil ve konuşma yeteneğiyle doğar. Önce çevresindeki sesleri dinler, bunları anlamaya ve benzerini çıkarmaya çalışır. Ardından kendisini anlatmak ve çevresini anlamak için sözcükleri kullanarak cümleler kurar. Sesler, çocuğun dış dünya ile ilk iletişim aracıdır. Çocukta dil gelişimi okul öncesinde gelişimi destekleyen en güzel araç şarkılar ve tekerlemelerdir. Sözleri, dili ve duyguları geliştirici olan, ezgileri uygun ses aralığında yazılmış, söz-müzik cümleleri uyumlu prozodisi başarılı, doğru cümlelemeler, doğru vurgulamalarla söyletilen şarkılar ve tekerlemeleri, 6 yaştan sonra örgün eğitimde “yazma” öğrenimi izler. Burada, öğretmenin diksiyonu vb. çok önemlidir çünkü o bir modeldir. Seyrek&Sun, 19?? Müziğin, dil gelişimini hedefleyerek bir öğretim aracı olarak kullanılmasında, dildeki ve müzikteki bilişsel süreçlerin karşılaştırılması sonucu saptanan benzerliklerden de bilinçli biçimde “Müzik eğitimi işitsel temporal işlemleri kuvvetlendirerek, sözel becerilerin gelişimini dolaylı yoldan etkiler” şeklindeki hipoteze dayalı bir araştırmalarında Jakobson, Cuddy, Kilgour 2003; işitsel temporal işlemlerin kuvvetlenmesinin, hızla değişen akustik olaylardaki çok ince ayrımları fark edebilme şeklinde gerçekleştiğini ortaya koymuşlardır. Müziksel algı ve sözel algı bağlantısı, sağdan çok sol lobda etkili çimde gelişmektedir. Dahası, deneklerle yapılan önceki çalışmalarda işitsel temporal işlemlerin gelişimi- sözel ayırt etme becerisi- dili anlama becerisi arasında anlamlı bir bağlantı olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu çalışmalardan anlaşılmıştır ki, müzisyenlerde işitsel temporal işlemlerin gelişmesi, diğer insanlardan farklı biçimde sözel bellek becerilerinin de öne çıkması-artmasına yol açmaktadır. Müzisyenlerde sözel belleğin performansındaki bu artış, müzik eğitiminin işitsel işlemlerden sorumlu temporal lobu geliştirmesi yolu ile gerçekleşmektedir 1. Bilişsel algı ve işlemler müzik eğitimi ile güçlenmektedir. 2. Bu ise, sol beyinde yer alan işitme bölgesinin nöronlarındaki plastik geri dönebilir-2 yönlü esnekliği olan değişimler yoluyla gerçekleşmektedir. Bu değişimlerde, bireyin kaç yaşında eğitime başladığı önem taşımaktadır çünkü beynin işlevsel ve yapısal karakteristikleri yaşa göre biçimlenmektedir. Bu anlamda 7 yaş sonrası biraz şanssız bir durum oluyor. Jakobson, Cuddy, Kilgour, 20037 İsviçre Fribourg Üniversitesi Elemanı psikolog Maria Spychiger’a göre, okulda daha çok müzik eğitimi alan çocukların dil öğrenme yetenekleri normal eğitim görenlere göre daha çok gelişmektedir. Spychiger’ın araştırmasında, yaşları 7 ve 15 arasında değişen çocukların bulunduğu 70 sınıfın yarısına, matematik ve dil derslerinden artan zamanlarda, haftanın 5 günü fazladan 45 dakika müzik eğitimi verilmiş, diğer yarı müzik derslerini haftada 1-2 saat almayı sürdürmüştür. 3 yıl sonunda değerlendirilen veriler, fazladan ders alan çocukların dil derslerinde daha başarılı olduklarını gösterirken, daha az müzik eğitimi alan kontrol gurubu çocuklarının matematik başarıları ile fark oluşmadığı saptanmıştır. Edwards, 1997 3. 6. Müzik Eğitiminin Çocuğun Bilişsel Becerilerinin Gelişimine Etkileri “Müzik” ile “beynin erken gelişimi” arasında önemli bir bağlantı vardır. Bu gelişme okulların müzik programlarında sınırlamaya gitmeleri ile ortaya çıkmıştır. İnsanlar çocuklarının piyano dersi almaya başlamasını isterken, neden bahsettiklerini bilmekte ama çok daha erken başlamaları gerektiğini bilmemektedir. Çalışmalar, erken müzik eğitiminin özellikle de piyano derslerinin gerçekten de çocukların beyinlerindeki işlem merkezlerini geliştirdiğini göstermiştir. Beachwood,1997 Irvine, California Üniversitesi araştırmacılarından Frances Roucher ve Gordon Shaw 1993’te okul öncesi çocuklar üzerinde yaptıkları araştırmalarda, 3-5 yaş arası çocukların 6 aylık piyano dersinden sonra, matematik ve diğer bilimler açısından çok önem taşıyan uzaysal algılama testlerinde ve bulmacalarda heyecan verici gelişmeler gösterdiklerini saptamışlardır. Araştırmacılar, müzik eğitiminin beyindeki yeni ve sürekli bağlantılar oluşumunu canlandırdığına inanmaktadırlar. Beachwood,1997 Müzik eğitiminin uzaysal becerilere etkisini inceleyen önemli bir çalışma olan, Mozart Etkisi’ne göre, Sadece 10 dakika Mozart dinletilen guruplarda bile uzaysal algılama testlerinde %30luk bir başarı artışı sağlanmıştır. Aynı araştırmacılar modern müziğin benzer etkileri olup olmadığına da bakmış ancak hiçbir önemli etki ile karşılaşmamışlardır Beachwood,1997 Konusunda kendinden önceki bulgulara dayanan bir başka araştırmaya göre Mozart Etkisi, tempo ve tonun etkisi ile, uyarılma düzeyinde ve duygu durumda oluşan değişikliklerin sonucunda oluşmaktadır. Bu etki, zamana göre de değişiklik göstermektedir 10 Dakika dinlemenin kısa dönemli etkisi varken, uzun bir zaman düzenli olarak dağılan müzik eğitiminin uzun dönemli etkisi oluşmaktadır. Husain, Thompson, Glenn, 2002 Mozart etkisi ayrıca şu iki şekilde de açıklanılmaya çalışılmıştır A Mozart Sinirsel Etkinleştirmenin Kalıpları Uzaysal beceriler Tempo Uyarılma Düzeyi Bilişsel Performans Zevk Ton Duygu Durum B Medikal merkezlerde yapılan araştırmalarda, Mozart’ın müziğinde de olduğu gibi 20-30 saniye tekrarlı sisteme sahip yüzlerce kompozisyon incelenmiş ve bunların beyinde tetiklemelere neden olduğu anlaşılmıştır. Merkezi sinir sistemimizdeki bir çok fonksiyonun da benzer şekilde çalışıyor olması “Mozart Etkisi” araştırmalarının kullandığı önemli verilerdendir. Kliever, 1999 Bilişsel becerilerle ilgili olarak yapılmış olan bir başka çalışma ise, Whittell’e aittir 6 Aylık bir dönem için, 3 ve 4 yaşlarındaki 2 çocuk gurubundan birine piyano diğerine bilgisayar dersleri verilmiş, dönem sonunda her 2 gruba IQ testleri uygulanmış ve piyano dersi alan grupta %34’lük ileri performans kaydedilmiştir. Bu çarpıcı sonuç, California Wisconsin Üniversitesi nöroloji uzmanlarınca, farklı sosyo-ekonomik sınıflardan 78 çocuk üzerinde denenmiştir. Bu sonuç şu cümle ile ifade edilmiştir “ Müzik Nörolojik Sistemin Evrenini Geliştirir” Araştırmacılar, çocukların bu ilerlemeyi kodlu imajların notalar bedensel davranışa piyano çalmak aktarımını deneme yoluyla kazanmış oldukları görüşündedir. Bu müziksel davranış, zeka ile birleşmiş nörolojik sistemin evrenini geliştirmiştir. California Üniversitesi’nden Amy Graziano’ya göre, müzik eğitimi, beynin uzaysal-zamansal muhakemeden sorumlu bölümlerini yöneten bölümlerin gelişimini sağlamaktadır. Bunun aksine bilgisayar dersleri, küçük çocukları düşünmeye ve plan yapmaya zorlamadığından zihinsel yapıda herhangi bir gelişmeyi sağlayamamaktadır. Whittell, 1997 Giderek çoğalan araştırma sonuçları, Mozart dinlemenin zihinsel performansı arttırdığı varsayımını geçerli kılmıştır. Barok müziğin kalıpları ile beyin dalgalarındaki ritmin benzerliği keşfedildikten sonra Irvine, California Üniversitesi nöro-biyologlarından Gordon Shaw ve Frances Rauscher 1995’te 75 kolej öğrencisi ile çalışarak, ayrı ayrı grupları farklı ses ortamlarında, sessiz, Mozart’ın bir piyano sonatıyla, minimalist müzikle ve repetitive müzikle test etmişlerdir. Sonuçlar Mozart dinleyen grubun şaşırtıcı gelişme gösterdiğini ortaya koymuştur. Diğer psikolog ve nöro-biyologların deney grupları olarak aldıkları çocuklar, saralılar, Alzheimer hastaları, hatta farelerle yaptıkları araştırmalar ise Mozart’ın müziğinin beynin motor koordinasyonunu, görsel algısını ve düşünce sürecini hızlandırdığını ortaya koymuştur. Kliever, 1999 Fransız tıp ve bilim akademileri üyesi Dr. Alfred Tomatis’e göre beynin elektriksel olarak şarj olmasında kulaklar anahtar bir rol oynamaktadır. Tomatis’e göre beyin hücrelerindeki elektriksel enerjinin azalması konsantrasyonun bozulmasına ve yorgunluğa sebep olmakta, bu durumda beynin de piller gibi şarj edilmesi gerekmektedir. Tomatis beyin hücrelerinin enerjiyle şarj edilmesi yollarından biri olarak 5000 ile 8000 hz. arasında yüksek frekanslar ihtiva eden müziklerin dinlenmesini keşfetmiştir. Yıllar süren analizlerden sonra Tomatis, bu frekans aralığındaki seslerin Mozart'ın müziklerinde çok sayıda mevcut olduğunu tespit etmiştir. Tomatis’e göre kulak salyangozunu dolduran Corti hücrelerinin titreşmesi, jeneratör vasıtası görerek beynin yeniden şarj edilmesini sağlamaktadır. Kliever, 1999 Müzik öğretiminin araştırılan diğer faydaları akademik başarılarla ilişkilidir. Zemindeki müziği dinlemeye katılmak gibi göreceli olarak edilgen durumlarda bile müziğe maruz kalmanın akademik başarıya katkıda bulunduğu ileri sürülmüştür örneğin, Schreiber, 1988. Müzik öğretimine katılan ya da müzikle zenginleştirilen ortamlarda yaşayan çocuklar katılmayanlardan daha yüksek akademik başarılar elde etmişlerdir. Costa-Giomi, 1999 Harding 1990; Hurwitz ve diğerleri 1975; Linch,1994 Bununla beraber, müziğe katılımla akademik başarı arasındaki önemli ilişki tüm öğrenciler için saptanmış değildir. Legette,1994; Kooyman,1989 Öğrencilerin yüksek akademik başarı ile bütünleşmiş olmaları ve müzik eğitiminde de sebat etmeleri arsındaki ya da düşük akademik başarıda olmaları ile müzik eğitimi almamış ya da sürdürmemiş olmaları arasındaki ilişki, belirli bir yöntemle uzun vadede 1998’de ABD Ulusal Haber Servisi’nde yayınlanan bir habere göre, SAT9 puanlarındaki artış ve sanat çalışmalarına ayrılan zamanın uzunluğu arasında direkt bir bağlantı vardır. Okul İdare Heyeti’nden alınan okul öğrenci kayıtlarına göre, düzenli müzik eğitimi alan çocukların, sanat eğitimi almayanlara göre, SAT sözel puanları 52 ve matematik puanları 37 olmak üzere toplam 89 puan daha fazladır. 3. 7. Müzik Eğitiminin Konsantrasyon Üzerinde Etkisi Konsantrasyon, bir çocuğun neler gördüğünü, duyduğunu ve okuduğunu hatırlamasını sağlar. Bir iç güçtür, beyin jimnastiğidir, hedefleri iyi belirlemek ve onları gerçekleştirmektir ve başarı için temel bir öğedir. Başarı ve başarısızlık arasındaki farkı belirlemede etkili olan konsantrasyonun gücünü kullanmak ve bunu öğrenmek zordur. Konsantrasyon çocuğa, disiplini ve hedeflerini belirtip, onları gerçekleştirmeyi öğretecek ve onu okul hayatına ve ileriye hazırlayacaktır. Çocuk erken yaşta konsantrasyonu öğrenirse bunun faydasını hep görecektir. Konsantrasyonu sağlamanın en iyi yollarından biri müzik eğitimidir. Çünkü müzik kendi iç disiplini dolayısıyla ciddi bir dikkat yoğunluğunu gerektirmekte ve yapısı bakımından sürekli bir düzen içermektedir. Müzikle gelişen konsantre olabilme becerisi, çocuğun yaşamındaki diğer alanlara da olumlu yansıyacaktır. 3. 8. Müzik Eğitiminin Gelişmekte Olan Çocuğun Gelecekteki Meslek Seçimine Etkileri Çocukla iletişim kurmaya çalışan yetişkinlerin, onlara yönelttikleri ilk sorulardan biri, "Büyüyünce ne olacaksın?” sorusudur. Ne kadar küçük olursa olsun, her çocuğun böyle bir soruyu, bir meslek adı vererek cevapladığı görülür. Çocuğun hayallerinde oluşan ve oyunlarına yansıyan bu meslek heveslerinin gerçekle bağlantısı çok zayıftır. Çocuk, meslek hedeflerini ifade ederken ne yeteneklerini, ne de mali imkanlarını dikkate alması gerektiğinin farkındadır. O, sadece imrendiği insanlara benzeme çabasındadır ve mesleği bunun bir aracı olarak görür. Yaşı ilerledikçe, eğitim hayatının her aşamasında yapıp ettiklerini ve bunlardan elde ettiği sonuçları değerlendirerek, bunların meslek hedefleri ile bağlantısını kurmaya çalışır ve bunu çok kez bilinçsiz yapar. Ünalan, 2001 Meslek sadece para kazanma aracı değildir. Meslek, her şeyden önce yetenekleri kullanma, kendini gerçekleştirme ve geliştirme yoludur ve bir insanın günlük hayatının üçte birini oluşturmaktadır. Seçilen meslek kişinin ilgi ve yeteneklerine uygunsa ve kişi işiyle uğraşırken doyuma ulaşıyorsa, hem en üstün verim, hem de mutluluk gerçekleşir. Buna göre, hayatta mutluluğu kazanabilmenin en önemli şartı, kendimize uygun bir meslekte bulunmamızdır. Yanlış yerde bulunan insanın doğru işler yapması beklenemez. Ünalan, 2001 Meslek seçiminde dikkate alınması gereken yeteneklerden “Soyut Düşünebilme”, “El-Parmak Becerisi”, “Göz-El İşbirliği”, “Kas Koordinasyonu” ve “Yaratıcılık” güzel sanatlar alanının ve özellikle müzik dalının gerektirdiği 2001 Müzik, resim gibi çok erken yaşlarda kendini gösteren sanat yetenekleri bu genel kriterlerden başka, alana özgü beceriler de gerektirmektedir ki, bunlar ancak sağlıklı bir ön / erken eğitimle fark edilerek değerlendirilebilir. Çocukların yeteneklerini tanımak isteyen bir eğitimci, okul öncesinde ya da ilkokulda çocukların çeşitli konuları öğrenirken yaşadıkları üzerinde düşünebilir; hangi konuları daha çabuk ve kolay, hangilerini zorlukla öğrendiklerine bakarak, yetenekleri hakkında bir fikir edinebilir. Bu tür bir yaklaşım, müzikle ilgili mesleklere ya da bir sosyal etkinlik olarak mesleki kaygı ile olmasa da özel müzik eğitimine yönelebilecek çocukların, erken keşfedilmesi ve yönlendirilmesine yardımcı olacaktır. 4. SONUÇ Genel olarak denilebilir ki, müzik eğitimi yoluyla çocuğun müziksel becerilerinin yanı sıra müzik dışı becerileri de geliştirilebilmektedir. Bu bireysel katkının yanında toplumu birleştirici ve geliştirici bir moral değer olan müziğin, eğitiminin önemi tartışılmazdır. Bunlardan müziksel becerilerin gelişimine dair şunlar söylenilebilir Gardner'a göre yedi tip zeka doğuştan her çocukta değişik düzeylerde bulunmaktadır ve küçük yaşlardan başlayarak yaşam boyu bütün zeka tipleri geliştirilebilmektedir. Pek çok çocuğun eğitimle sesini daha doğru kullanmayı öğrenebilerek, güzel şarkı söylemeye başlaması; müzik aleti çalmaya hevesli ya da çalıyor olması, müzik dinlemeyi seviyor, okul dışında öğrendikleri şarkıları söylemekten çok hoşlanıyor olması, koro ya da buna benzer faaliyetlere katılmaktan zevk alması bunlardan “müzik zekası” ile ilgilidir. Kapsamlı bir müzik eğitimi alan çocuk, sanatsal eğitime hazır biçime gelir, doğaçlamalar yolu ile yaratıcılığını geliştirir, kendini müzikle dil, hareket, müzik ifade ederken, toplum içindeki yerini, görevlerini fark eder, iç ve dış disiplini gelişir, müziğin temel kuralları ve değişik çalgılarla tanışır, müziksel bilgi ve becerisi artar, şarkı söyleyebilir, uyumlu dans edebilir ve çocuğun ritm duygusu, sesini kullanabilmesi ve müziksel işitmesi, müzik beğenisi vb. gelişir. Müzik öğretiminin eğitime ve çocuk gelişimine katkısı son yıllarda hatırı sayılır bir önem kazanmış ve müzik yoluyla müzik dışı becerilerin geliştirilebilmesi konusunda, pek çok araştırma yapılmıştır. Müzik dinlemenin ve öğretiminin kavrama becerilerindeki etkileri ile ilgili bulgular, müziğin yararına olan ilgide dalgalanmalara yol açmıştır. Müzik dinlemenin uzaysal becerilere olan etkileri kısa dönemlerde çelişkiler ortaya çıkarırken, müzik öğretiminin uzun dönemlerdeki uzaysal yetenek gelişimine etkisi daha Costa-Giomi, 1999 Kısacası, düzenli ve sürekli bir müzik eğitiminin, “dikkati /konsantrasyonu”, “koordinasyonu”, “ana dili”, “uzaysal becerileri”, “özgüveni”, “karakteri”, “ilgi ve yetenekleri”, “beyin ile duygular arasındaki koordinasyonu”, “iletişimi” geliştirdiği savını destekleyen pek çok deneysel çalışma vardır. Ancak henüz kesin genellemeler yapabilmek ev bu dolaylı etkilerdeki mekanizmaları açıklayabilmek için gereken tutarlı-tam bir veri tabanı oluşmamıştır. KAYNAKLAR ARSEVEN, A., 1994, “Alan Araştırma Yöntemi” Tekışık Matbaası, Ankara. BACANLI, Hasan; “Gelişim ve Öğrenme”, Nobel Yayın-Dağıtım, 4. Basım, Ankara 2001 BEACHWOOD, Michael; “Startling New Discoveries About Music Effects On The Brain” Müziğin Beyne Etkileri İle İlgili Şaşırtıcı Yeni Buluşlar ABD Ulusal Haber Servisi, 1997, Çeviren ESKİOĞLU, Itır EDWARDS, Rob; “Children Learn Faster To The Sound Of Music” Müziğin Sesiyle Hızlı Öğrenen Çocuklar, New Scientist, May 1996, Çeviren ESKİOĞLU, Itır ERMAN, Armağan; 2000, “Suzuki Metodu Felsefesi Ve Keman Eğitiminde Kullanılışı” Basılmamış Lisans Tezi, GÜGEF Güzel San. Eğt. Böl. Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı, Ankara “Effects Of Musical Tempo And Mode On Arousal, Mood, and Spatial Abilities” Temponun ve Majör-Minör Tonların; Uyarılma Düzeyi, Duygu Durum ve Uzaysal Becerilere Etkileri; Music Perception; Winter 2002, 151-157 Çeviren ESKİOĞLU, Itır KLIEVER, Garry; “The Mozart Effect” Mozart Etkisi,New Scientist; 1999 Çeviren ESKİOĞLU Itır “Time Tagging A Key To Musician’s Superior Memory” Müzisyenlerin Üstün Belleğinde Temel Prensip; Music Perception; Spring 2003, 307-313 Çeviren ESKİOĞLU, Itır PAMİR, Leyla; “Çağdaş Piyano Eğitimi”; Beyaz Köşk Yayınları, 19??, İstanbul SEYREK H.& SUN M.; “Okul Öncesi Eğitiminde Müzik”; MEY Yayınları, 19??, İzmir TEKMAN H. Gürkan, “Dilde ve Müzikte Bilişsel Süreçler Arasında Bir Karşılaştırma”, Dil Bilim Araştırmaları 2000 TUFAN, Selmin; “Müzikte Erken Eğitimin Önemi ve Koşulları” ; “2000” e Doğru Müzik ve Sahne Sanatları Eğitimimizde Yeni Düşünceler Sempozyumu; 1992; Mimar Sinan Üniversitesi Devlet konservatuarı, İstanbul UÇAN, Ali; “Müzik Eğitimi Temel kavramlar-İlkeler-Yaklaşımlar”; Müzik Ansiklopedisi Yayınları; 1994, Ankara ÜNALAN, Şükrü; Hayatta Önemli Bir Dönüm Noktası Meslek Seçimi, İlkadım Dergisi, Ekim 2001 YÖNETKEN, Bedii Halil; “Türkiye’de Müzik Eğitiminin Önemi”; Müzik Eğitimi; Müzik Ansiklopedisi Yayınları; 1993, Ankara WHITTELL , Giles; “Piano Is K ey To The Toddler Success”, Piyano Yürümeye Başlamayı Başaranın Yoludur, The Times, 1997 Çeviren ESKİOĞLU, Itır
Müzik dinlemek migren ağrısının hafiflemesine yardımcı olur mu? Bu sorunun yanıtını merak eden bilim insanları bir araştırma gerçekleştirdi. Söz konusu çalışmaya ilişkin tüm ayrıntılar haberimizde. Müzik Dinlemek Migrene İyi Gelir mi? AA'daki habere göre bilim insanları, hastaların günlük yaşamını önemli ölçüde olumsuz yönde etkileyen migren ile ilgili oldukça önemli bir araştırma yaptı. Gerçekleştirilen araştırma, müzik dinlemenin migrene faydası olup olmadığını gözler önüne serdi. Alternatif tıp araştırmalarına yer verilen Complementary Therapies in Medicine isimli dergide yayımlanan çalışma kapsamında enstrümantal müziğin migren hastaları üzerinde nasıl bir etkisi olduğu analiz edildi. Çoğunluğu kadınlardan oluşan 20 kişilik bir gruba 3 ay boyunca düzenli olarak günde iki kez entrümantal müzik dinletildi. Her seans 20 dakika sürdü. Elde edilen verilere göre katılımcıların migren ve baş ağrıları azaldı. Araştırmaya katılan gönüllülerin yarısında nöbet sıklığı yüzde 50 oranında azaldı. Ayrıca ilaç kullanma gereksiniminde de azalmanın meydana geldiği gözlemlendi. Yapılan çalışma, katılımcıların anksiyete ve depresyon durumlarını kontrol etme ifadelerinin geliştiğini gösterdi. Bilim insanları tarafından paylaşılan bilgilere göre gerçekleştirilen çalışma, her ne kadar küçük ölçekli de olsa gelecekteki müzik terapisi ile ilgili daha kapsamlı klinik denemelerin yapılmasına yardımcı olabilir. İnteraktif Müzik Videosu Yayımlandı Daha fazla kadın ve kız çocuğunu bilgisayar bilimi alanına yöneltmeyi amaçlayan kar amacı gütmeyen kuruluş Girls Who Code, geçtiğimiz günlerde Doja Cat ile bir iş birliği gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen iş birliği sonucunda dünyanın ilk kodlanabilir müzik videosu yayımlandı. İnteraktif bir deneyim sunan müzik klibini izlemek ve sahnelere yön vermek için Dojacade isimli internet sitesini ziyaret etmeniz gerekiyor. Farenizi ekranın üzerinde sürüklediğinizde pikselleşen fütüristik bir görüntü ile karşılaşacaksınız. Begin butonuna tıkladığınızda yeni bir sayfa açılacaktır. Açılan sayfanın sol kısmında her rengin bir programlama dilini temsil ettiğini göreceksiniz. Sarı CSS, Javascript mavi ve pembe ise Python'u temsil ediyor. Müzik videosuna tıkladığınız takdirde karşınıza tıpkı Doja Cat'in orijinal müzik videosu gibi bir görüntü gelecektir. Ekranın altında bir zaman çizelgesi yer alıyor. Bu çizelge, videonun ne zaman duraklatılacağını ve hangi sahnede hangi programlama dilinin olduğunu gösteriyor.
müzik ile ilgili araştırma konuları