🥎 9 Ayda Bebeğin Anne Karnında Duruşu
Herikisi de genetik problemler ama özellikle yüksek tabanlılık bazı nörolojik hastalıklara eşlik edebiliyor. Çocuğun çıplak ayak yürümesi sırasında ayağın duruşu ile havuz ve deniz kenarındaki ayak izlerine bakmak bu sorunların tespitinde yol gösterici olabiliyor. Annede veya babada böyle bir problem varsa çocuğun
Tanısıbir nöroloji profesörü tarafında konmuş 8 aylık bir bebeği ailesi muayeneye getirmişti. Anne, çocuğu ile içeri girdi, babası ise kapının önünde durmayı tercih etti ve içeri girmek istemedi. Aile ile tanıştıktan sonra çocuğu değerlendirmeye başladım. Bebek 8 aylık olmasına rağmen sadece başını
HastaneTesis Kodu Hakkında Geniş Kapsamlı Bilgi Edinmek İçin Hastane Tesis Kodu Makaleleri Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz. Hastane Tesis Kodu ile ilgili Çok Kapsamlı Bilgiler Hastane.Com.Tr'de.
Gebelikteanne karnında meydana iştirak eden bebeğin cinsiyeti yumurta ve sperm hücresinin döllenmesi sırasında oluşmaktadır. Bebeğin cinsiyetini tespit eden etkenler kromozomlardır. İnsanda meydana iştirak eden 46 kromozomun iki âdeti cinsiyet kromozomudur. Bu erkeklerde XY, bayanlarda ise XX olarak belirtilmektedir.
Serebralpalsi, anne karnında, doğum esnasında ve üç yaşına kadar geçen bebeklik döneminde, özellikle beynin motor merkezini etkileyerek, kaslar ile beyin arasındaki etkileşimin bozulmasıyla oluşan nörolojik bir hastalıktır. Medicana Bahçelievler Hastanesi Fizyoterapisti İpek Murat, beyin felci hakkında bilgiler verdi.
1949TL'den - Ücretsiz Kargo! Stokta Farklı Dizayn Var. Bebekle Birlikte Büyür: 2-36 Ay. Kolay ve hızlı takılır. Rahat, Güvenli ve Şık Ergonomik Kanguru.
Gelişiminilk basamaklarını anne karnında attıktan sonra sağlıklı olarak dünyaya gelen bebeğin gelişimi ay ay devam eder. Her ay anne babası ile daha fazla iletişime girmek için büyük çaba gösterir, boyu daha fazla uzar. 1. ay, 3. ay derken 1 yaş partisinin yapılma zamanı geldiğinde artık yürüyen ve anne – baba demeye
nMcn. Döllenme genellikle, son adet döneminizden yaklaşık 2 hafta sonra meydana gelir. Sperm yumurtaya nüfuz ettiğinde, diğer spermlerin girmesini önlemek için etrafındaki protein kaplamasında değişiklikler meydana gelir. Döllenme anında bebeğinizin cinsiyeti de dahil olmak üzere bebeğin genetik yapısı tamamlanır. Peki, anne karnında bebek gelişimi nasıl olur? Döllenmeden sonraki 24 saat içerisinde yumurta hızla hücrelere bölünmeye başlar. Yaklaşık 3 gün boyunca fallop tüpünde kalır. Döllenmiş yumurta fallop tüpünden yavaşça geçerken uterusa bir sonraki işinin endometriyuma yapacağı yer olan uterusa bölünmeye devam eder. Blastosit endometriyum ile temas ettiğinde, hormon değişimi blastositin bağlanmasına yardımcı olur. 3 hafta içinde, blastossit hücreleri sonuçta küçük bir top veya embriyo oluşturabilir. Böylelikle bebeğin sinir hücreleri oluşmaya başlar. Gelişmekte olan bebeğinizi hamileliğin 8. Haftasına kadar embriyo olarak adlandırılır. 8. Haftadan sonra gelişmekte olan bebeğinize fetüs adı anne karnında bebek gelişimi…BEBEĞİN ANNE KARNINDA BÜYÜME yumurta büyüdükçe, etrafında yavaş yavaş sıvı ile doldurulan su geçirmez bir kese oluşur. Plesanta da gelişir. Plesanta besinleri anneden bebeğe aktaran ve atıkları bebekten arındıran yuvarlak yassı bir AYBebeğinizin yüz özellikleri gelişmeye devam eder. Her bir kulak başın cildinin küçük bir katı şeklinde başlar. Sonunda kollara dönüşen küçük tomurcuklar ve bacaklar oluşur. El ve ayak parmakları ve gözler de AY3. ayın sonunda bebeğinizin tamamen oluşur. Tüm organlar ve ekstremiteler fonksiyonel olmak için olgunlaşmaya devam edebilir. Dolaşım ve idrar sistemleri çalışıyor ve karaciğer safra AYBebeğinizin kalp atışı iyice duyulmaya başlar. Parmaklar ve ayak parmakları tanımlanmıştır. Göz kapakları, kaşları kirpikler, tırnaklar ve saçlar oluşur. Dişler ve kemikler AYBebeğinizin hareket ettiğini hissetmeye başlayabilirsiniz, çünkü kasları gelişiyor ve egzersiz yapıyor. Bebeğin sırtları, omuzları lanugo adı verilen yumuşak, ince bir saçla kaplıdır. Bu tüyler bebeğinizi korur ve genellikle bebeğin doğumundan bir hafta sonra nabzı hareket ettirerek veya arttırarak seslere cevap verir. Bebek hıçkırdığında sarsıntı hareketlerini AYBebeğinizi olgunlaşmaya ve vücut yağ rezervlerini geliştirmeye deva edecektir. İşitme duyusu tamamen gelişir. Pozisyonunu sık sık değiştirir ve ses ve ışık olmak üzere uyaranlara yanıt AYBebeğinizin daha fazla tekme attığını fark edebilirsiniz. Bebeğin beyni hızla gelişmeye devam eder, bebeğiniz görebilir ve AYBebeğinizin refleksleri koordine olur, böylece göz kırpıp kapatabilir, başını çevirebilir, sıkıca kavrayabilir ve seslere, ışığa ve dokunmaya yanıt verebilir. İlginizi Çekebilir Gebelikte hafta hafta bebek gelişimi nasıl olur? Anne karnında gelişim...
Bebeğin Boyu ve Ağırlığı Hamilelikte 8. ayın sonunda bebeğin boyu yaklaşık 46-47 santim, büyük bir kavun kadardır. Ağırlığı yaklaşık 2400 gramdır. Bebeğin Gelişimi 8 aylık bebek anne karnında o kadar bilinçlidir ki, doğuma hazırlanır. Annesinin karnından rahatlıkla çıkabilmek için muhtemelen artık baş aşağı dönmüş durumdadır sefalik pozisyon. Eğer bu ay hala baş aşağı dönmediyse, birkaç haftaya kadar dönebilir. Bazı anne adayları bebeklerinin baş aşağı dönüşünü hissettiklerini ifade ederler. Bebeklerin yaklaşık yüzde 96’sı doğuma kadar baş aşağı döner. Baş aşağı dönerek doğum pozisyonunu alan bebeğin yüzü son haftalarda arkaya bakmalıdır anterior pozisyon. Bu duruş, sezaryen ameliyatları açısından da avantajlıdır. 8 aylık bebekte beyin ve sinir sistemleri tamamen gelişmiştir. Beyin hücreleri artmaya devam eder. Hamileliğin 8. ayında bebeğin cildindeki ince tüyler lanugo dökülmeye devam eder. Cildinin yüzeyinde haftalardır oluşan kalın, macunumsu, beyaz ve yağlı yapı olan Verniks Kazeoza tabakası, vücudun ısı kontrolünü sağlar ve bebeğin cildini amniyon sıvısının asitli ortamından korur. Aynı zamanda da doğumda bebeğin doğum kanalından geçişini kolaylaştırma görevi bulunur. Doğal doğum uygulamalarında, doğumdan sonra Verniks tabakasının bebeklerin cildinde bir süre daha kalması sağlanır, yani bebek hemen yıkanmaz. Böylelikle bu yağlı tabakanın, dış dünyaya uyum aşamasında bebeğin cildini nemli tutmaya ve beslemeye devam etmesi sağlanır. Hastanedeki ilk banyosunda Verniks’in birazı bebeğin cildinde kalacak şekilde yıkanmalıdır. Gebeliğin 8. ayında bebeğin kafatası kemikleri sertleşmeye devam etse bile hala yumuşaktır. Kafatası kemikleri henüz bir araya gelmedi. Aralarında fontanel adı verilen yumuşak dokular var. Bebeğin kafatasındaki bu yumuşak bölge bıngıldak olarak adlandırılır ve bu dokuların tamamen kapanması ve sertleşmesi, bebek yaşına gelene kadar ancak gerçekleşecektir. Kaf tası kemiklerinin yumuşak olması, bebeğin doğum kanalından geçişini kolaylaştırıcı bir unsurdur. 8 aylık gebelikte bebeğin kalın bağırsaklarında mekonyum adı verilen siyah renkli ilk kakası birikmeye devam ediyor. Doğuma kadar bebekler genellikle bu kakayı yapmazlar. Anne karnında bebeğin kakasını yapması sağlık açısından risk oluşturabilir. Böyle bir şey fark edilirse doktorun kararlarına harfiyen uyulmalıdır. 8 Aylık Bebek Hareketleri Bebeğinizin yeri daraldı, ama hala uyku aralarında güçlü hareketlerine devam ediyor. Hıçkırıklarını da hissedebilirsiniz. 8. ayda bebeğinizin başı aşağı dönmüşse, popo kısmını arada bir midenizin altında hissedeceksiniz. Bazı anne adayları bu haftalarda bebeklerinin ayaklarıyla ve elleriyle yaptıkları baskıyı çok net hissettiklerini söylerler. Ultrason Görüntüsü Akciğerlerinin tamamen gelişmesine sadece birkaç hafta kaldı. Bu arada bebeğiniz düzenli şekilde amniyon sıvısını yutarak solunum hareketleri yapmaya devam ediyor. 8 aylık bebek görüntüsünde bu soluk alıp verme hareketini görebilirsiniz. Bebeğinizin başparmağını veya diğer parmaklarını emmeye devam ettiğini de sekiz aylık gebelik ultrason görüntülerinde görebilirsiniz. Bu, onun doğum sonrasında annesinin memesini emebilmesi için ihtiyaç duyacağı emme kaslarını geliştirmesini sağlar. Emme refleksi, 9. ayın başında tamamen gelişmiş olacaktır. Bu sebeple 8. ay içinde önce doğan bebekler, meme emerken biraz zorlanabilirler. 8 aylık ikiz gebelikte bebekleriniz baş aşağı dönmemiş olabilir. Ya da biri baş aşağı dönmüş olabilir, diğeri yan duruyor olabilir. Her ikisi de aşağı dönmüş ise normal doğum için avantajlı bir durumdur. Eğer her ikisi de yan duruyorsa doğumun sezaryenle olması daha ideal olabilir. Eğer her şey yolunda ise ve normal doğum yapmak istiyorsanız, ikiz doğumlar konusunda uzman bir doktor ve ebe tercih etmelisiniz. Anne Vücudundaki Değişiklikler 8 ay gebelikte kasık ağrılarınız devam edebilir. Bu durum, bebeğin büyümesi sebebiyle rahmin etrafındaki kaslarda gerginlik ve esneme olmasından kaynaklanır. 8. ayda erken doğum belirtileri yaşayabilirsiniz. Eğer kasık ağrılarınıza erken doğum belirtilerinden biri veya birkaçı eşlik ediyorsa mutlaka doktorunuza haber verin. Erken doğum belirtileri hakkında bilgi için 33. Hafta, erken doğum nedenleri hakkında bilgi için 31. Hafta yazımıza bakınız. Dikkat Edilmesi Gerekenler 8 aylık hamilelikte karnınız büyüdükçe ağırlık merkeziniz de değişecek, bu da hareketlerinizi kısıtlayacaktır. En iyisi, büyüyen karnınızla yavaş hareket etmenizdir. Tez canlı hareketler yapmanız; denge kaybı, düşme, ayak burkulması gibi istenmeyen kazaları da beraberinde getirir. Ancak, “Yavaş hareket etmeniz gerekiyor” desek de bu dönemlerde sürekli yatıp uzanmayın. Çünkü hareket etmek, doğumunuzu kolaylaştıracaktır. Yine de hareketleriniz, dikkatli ve özenli olmalı. 8. ay gebelikte doğumdaki tercihlerinizi bir an önce belirlemeli ve harekete geçmelisiniz. Bu konuda ilk olarak hastane seçimi yapmanız gerekiyor. Hastane tercihi ile ilgili ayrıntılı bilgi için 33. Hafta yazımıza bakabilirsiniz. Doğum tercihleri hakkında genel bilgi için 34. Hafta yazımızı okuyabilirsiniz. 8 Aylık Gebelikte Beslenme ve Egzersiz Hamilelik boyunca bebeğiniz, ihtiyacı olan tüm besinleri sizden alır. Eğer siz yeterli beslenmezseniz, bebeğiniz sizin rezervlerinizi kullanacağı için kendinizi yorgun ve güçsüz hissedebilirsiniz. Kilo alımınız son 3 ayda haftada yarım kilogram – 1 kilogram arası olmalıdır. Son haftalarda bu miktar azalabilir. Günlük kalori alımınız son 3 ayda hamilelik öncesinden 600-800 kalori fazla olabilir. Zinde olmak için yalnızca beslenmenize dikkat etmeniz yetmeyecektir. Doktorunuzla birlikte karar verdiğiniz egzersizlere devam etmelisiniz. Son haftalarda egzersizlerin hız ve süresini düşürebilirsiniz. Hamilelikte Sağlıklı ve Rahat Bir Uyku İçin Neler Yapılabilir? Gebelikte 8. ayda muhtemelen uykularınız daha fazla bölünmeye başladı. İşte hamilelikte rahat bir uyku için öneriler – Hamilesiniz diye kendinizi hareketsizliğe mahkum etmeyin. Fırsat bulabilirseniz hareket edin Egzersizlerinizi düzenli yapın ve yürüyüşe çıkın, – Gün içindeki molalarınızda çok uzun uykular uyumayın, – Hep aynı saatlerde yatmaya özen gösterin, – Akşam yemeğinizi atlamayın ve aşırı yemeyin, – Uyumadan önce ağır yiyecekler yemeyin, çünkü bu tür yiyecekler uykunuzu kaçırabilir. Ancak kan şekeriniz düşük olursa bu defa da uyuyamayabilirsiniz. En iyisi; yatmadan önce yoğurt gibi hafif bir şeyler atıştırmaktır, – Gece sık idrara çıkmamak için sıvı alımınızı akşam saatlerinde kısıtlı tutun. Sıvı ihtiyacınızı gündüz bol bol karşılayın, – Süte karşı duyarlılığınız yoksa uykudan 1 saat önce sıcak süt içmek uykuya geçişinizi ve derin bir uyku uyumanızı sağlar. Süte karşı duyarlılığınız varsa, uykudan 1 saat önce 1 kase ılık yoğurt da yiyebilirsiniz, – Gece tuvalete sık gitme ihtiyacı duyduğunuz için uykunuz bölünüyorsa akşamları sıvı almamaya özen gösterin, – Uyumadan önce sizi kaygılandıracak şeyler düşünmeyin. Sizi çok rahatsız eden konuları akşam eşinizle paylaşıp rahatlayın, -Yüksek bir yastıkla veya başınızın altında birkaç yastık üst üste gelecek şekilde uyumanız geceleri oluşabilecek reflü sorununu engelleyebilir, – Uyumadan önce hamilelik yogası yapın. Yoganın ardından meditasyon yapmanız da derin ve sakin bir uyku uyumanızı sağlar. Karnınız Eski Haline Gelecek mi? 8 ay hamilelikte karnınızın büyüklüğü size inanılmaz gelmeye başlamış olabilir. Doğumdan itibaren hem rahim kaslarınız hem de karın kaslarınız sıkılaşmaya başlayacak. Ancak karnınızın eski haline gelmesi ve daha iyi sıkılaşması için sizin de biraz çaba göstermeniz gerekecek. İşte yapmanız gerekenler – Hamilelikte gerekenden fazla kilo almayın, – Her gün badem yağı, kakao yağı veya Hindistan cevizi yağı gibi doğal yağlardan veya bunlardan elde ettiğiniz karışım yağlardan sürerek karın bölgenizi nemlendirin, – Doğum sonrasında lohusalık egzersizleri yapın. Bu egzersizleri doğum destekçinize ebe veya doula’nıza sorarsanız size yardımcı olacaktır.
Hamile bir kadın, bebeğiyle ilgili pek çok şeyi merak eder. Bebeğinin sağlığı, büyüklüğü, boyu, kilosu ve duruş şekli gibi pek çok durumu... Onu en çok heyecanlandıran konulardan biri ise bebeğinin kendisini duyup duymadığı ve diğer duyu organlarıyla ilgili gelişimlerini ne zaman ve nasıl tamamladığıdır. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. H. Zafer Çapar bize bebeklerin duyu organlarının anne karnındaki gelişimini anlattı. 5 duyu İnsanlarda beş ana duyu vardır. Bunlar dokunma, tat alma, koku alma, işitme ve görmedir. Bu beş duyu, bireyin dış dünyayla olan ilişkilerini düzenler. Duyuların anne karnındaki gelişimini tam anlamıyla bilebilmek, doğal olarak olanaksızdır. Ancak gözleme ve hücresel incelemeye dayalı çalışmalarla bunların gelişimi hakkında fikir edinebiliriz. İlk gelişen duyu Dokunma Anne karnında gelişen ilk duyunun dokunma duyusu olduğu düşünülür. Dokunma duyusu, insanın dış dünyayla iletişiminin temel unsurudur. Bebekte dokunma hissinin 8. hamilelik haftası gibi çok erken bir dönemde başladığı belirtilir. Nasıl gelişiyor? İlk dokunma hissi genellikle ağız çevresinde ve yanaklarda ortaya çıkar. Bu haftada bebeğin yanağını oluşturacak olan kısmına tek bir saç teli dokunduğunda bile bunu hissedebileceği kabul edilir. 10. haftada genital bölgede, 11. haftada avuç içlerinde ve 12. haftada ise ayak tabanlarında dokunma hissi ortaya çıkar. Aslında bu bölgeler erişkinlerde de dokunmaya en duyarlı noktalardır. 17. haftaya gelindiğinde karnın ve kalçaların tamamı dokunmaya karşı hassaslaşır. Tat alma duyusu Tat almadan sorumlu olan algılayıcılar, hamileliğin 13-15. haftasında mevcuttur ve bunların yapısı erişkinlerinkiyle hemen hemen aynıdır. Bu nedenle bebeğin bu haftadan itibaren değişik tatları ayırt edebildiği düşünülür. Nasıl gelişiyor? Amniyon sıvısı sürekli yapım ve emilim halinde olan dinamik bir sıvıdır ve bebek sürekli olarak bu sıvıyı yutar. Amniyon sıvısı içinde değişik tatlara sahip olan purivik asit, laktik asit, sitrik asit, creatinin, üre, proteinler ve tuzlar vardır. Son dönemlere ulaşıldığında bebeğin 24 saat içinde yuttuğu amniyon sıvısı miktarı neredeyse 1 litreye yakındır. Amniyon sıvısının içeriği tıpkı anne sütünde olduğu gibi, annenin yediği besin maddelerinin tat ve aromalarını taşır. Yapılan gözleme dayalı incelemelerde anne adayı tatlı besinler tükettikten sonra bebeğin yutma hareketlerinde artış, acı ve ekşi besinler tükettiğinde ise bu hareketlerde bir miktar azalma olduğu görülmüştür. Bu durum, bebeğin anne karnındayken değişik tatları ayırt edebildiği tezini kuvvetlendirir. Koku alma duyusu Bebeğin burnu hamileliğin 11-15. haftaları arasında oluşumunu tamamlar. Bu sırada amniyon sıvısı; bebeğin tüm ağız, burun, geniz ve akciğer yapısı içinde dolaşır ve bebeğe değişik tat ve kokuya sahip maddeleri taşır. Bu maddeler direkt olarak tat ve koku almadan sorumlu algılayıcı hücrelerle temas haline geçerek onları uyarır. Bu nedenle de bebekler anne karnındayken değişik kokuları tanıyıp ayırt edebilirler. Nasıl gelişiyor? Son dönemlere kadar anne karnındaki bebeğin koku alma duyusunun işlevsel olabileceği düşünülmüyordu. Çünkü kokunun, hava ile taşınan ve nefes alıp vermeyle ayırt edilebilen bir duyu olduğu kabul ediliyordu. Ancak son yapılan araştırmalarda bunun doğru olmayabileceği, bebeğin burnundaki koku almadan sorumlu algılayıcı sistemlerin zannedildiğinden daha karmaşık olduğu fark edildi. Anne karnında kokuların öğrenilmesine yönelik yapılan yeni araştırmalarda şaşırtıcı sonuçlar elde edildi. Bunlardan birisi de kahve. Anne adayı kafeinsiz ya da normal kahve içtiğinde, bebeklerin kalp atım hızı ve soluk alıp verme şekillerinde değişimler gözlenmiştir. Bunun kahvenin kokusuna bağlı olup olmadığı kesin değildir; ancak kahvenin keskin kokusunun da rolü olduğu ileri sürülüyor. Yeni doğan bebeklerin anne sütünün kokusuna karşı zaafları olduğu bilinir ve bu durumun açıklaması olarak da anne karnındayken sütün içeriğine benzer bir kokuyu hafızalarına aldıkları düşünülüyor. Benzer şekilde değişik insan ve hayvan gözlemlerinde de bebeklerin annelerini kokularından ayırt edebildikleri saptanmıştır. Bütün bu gözlemler, bebeklerin anne karnındayken bazı kokuları hafızalarına yerleştirdikleri tezini destekliyor. İşitme duyusu Anne karnındaki bebek; amniyon sıvısı, rahim duvarı ve anne adayının karnı gibi pek çok bariyerin arkasında bulunmasına rağmen, aslında rahim içindeki yaşam oldukça gürültülü sayılabilir. Annenin damarlarından geçen kan, bağırsak ve mide sesleri rahim içindeki bebeğin karşılaştığı temel seslerdir. Bunların dışında anne adayının ve diğer kişilerin sesleri de bebeğe direkt olarak ulaşır. Tüm bu sesler içinde en güçlüsü bebeğin annesinin sesidir. Nasıl gelişiyor Bebeğin kulağı 8. haftada oluşmaya başlar. Duyma yeteneğinden sorumlu olan kemikler ve ses iletisini beyne taşıyan sinirler büyük ölçüde oluşumunu tamamlar, ancak bu gelişim 24. haftada tamamlanır. 25. haftadan itibaren bebek annesinin sesini duyabilir. 27. haftada ise annesinin sesi dışında dışarıdan gelen seslere ve hatta babasının sesine bile tepki verebilir. Ancak hem içinde bulunduğu ortam, hem de bebeğin içinde bulunduğu amniyotik sıvının olumsuz etkilerinden koruyan kremsi tabaka olan verniksin kulaklarını tıkaması nedeniyle, sesleri büyük bir olasılıkla boğuk olarak duyduğu tahmin edilir. Görme duyusu Anne karnındaki yaşam sırasında en son gelişen duyu görmedir. Nasıl gelişiyor? Bebeğin göz kapakları 26. haftaya kadar kapalıdır. 26. hafta civarında bebek gözlerini açmaya başlar ve göz kırpabilir. Bebeğin gözleri 26. haftaya kadar kapalı olmakla birlikte, anne adayının karnı üzerine uygulanan güçlü bir ışık kaynağına yanıt verir. Gerçekte rahim içi karanlık değildir. Tıpkı sesleri geçirdiği gibi ışığı da geçirir. Bu nedenle bebek, gündüzle geceyi rahatlıkla ayırt edebilir. 33. haftadan itibaren bebeklerin göz bebekleri ışığa tepki vererek büyüyebilir ya da küçülebilir. Tek yumurta ikizleri 26- 27. haftadan itibaren anne karnında birbirlerini görebilirler, birbirlerine dokunabilirler ve hatta el ele tutuşabilirler.
Anne karnında fetusların duyuları ne zaman gelişir? Ultrasonografi ve diğer inceleme yöntemleri gelişmeden önceki dönemlerde doğmadan önce bebeklerin duyularının hiç gelişmemiş olduğu ve verdikleri hıçkırık, tekme atma gibi tepkilerin tamamen tesadüfi, refleks hareketlerden ibaret olduğu düşünülürdü. Halbuki bugün, bebeğin beş duyusunun gebeliğin en erken aşamalarında gelişmeye başladığını, verdikleri tepkilerin aslında oldukça anlamlı yanıtlar olduğunu biliyoruz. Bebekler doğduklarında belleklerinde doğum öncesi dönemde depoladıkları bilgilerle karşımıza çıkıyor ve bizi şaşırtıyorlar. Bu yazıda bebeklerin anne karnında duyularının gelişimleri hakkındaki en güncel bilgileri bulacaksınız. Video DOĞMAMIŞ BEBEĞİN RUHSAL YAŞAMI VAR MI, RAHİM İÇİNİ HATIRLAYABİLİR Mİ? YENİDOĞAN AĞRI HİSSEDER Mİ? Dr. Kağan Kocatepe Youtube Kanalı >> Tad ve koku alma duyusunun gelişimi Anne karnındaki bebeklerde ilk olarak tad alma duyusu gelişir. Gebeliğin 12. haftasında gelişmeye başlayan tad alıcı hücreler 28. haftada gelişimlerini büyük ölçüde tamamlamış olurlar. Amniyon sıvısının tadı anne adayının aldığı gıdalara göre değişir ve buna bağlı olarak bebeğin tepkileri de alınan gıdalara göre değişkenlik gösterebilir. Örnek olarak hayvan deneylerinde amniyon sıvısının içine sakaroz "çay şekeri" verilerek yapılan çalışmalarda sakaroz verildikten sonra ultrasonda yavrunun yutma hareketlerinde artış gözlenmiş. Acı ve asit içerikli maddeler ise yutma hareketlerinin azalmasıyla sonuçlanmış. Tad ve koku birbirlerinden ayrılamaz iki duyumuzdur ve bu iki duyu beraberce gelişirler. Video 26 haftalık bebekte yutma ve dil çıkarma hareketi anlatımlı. Bebeklerin tat alma hafızası Dr. Kağan Kocatepe Youtube Kanalı >> Yenidoğan bir bebeğin koku hafızası o kadar gelişmiştir ki, annesine ait kokuları binlercesi arasından tanıyabilir. Yapılan bir çalışmada suni meme ucuna bebeğin kendi amniyon sıvısından bir miktar sürüldüğünde bebeğin o memeyi daha güçlü emdiği gözlenmiş, bu da bebeğin henüz doğmadan bir koku ve tat hafızası geliştirdiğini göstermektedir. İşitme duyusunun gelişimi Doğmamış bebekte 10. haftada dış kulak ve kulak zarı gelişir, 18. haftada gelişmeye başlayan orta kulak kemikleri bu gelişimlerini takriben 32. haftada tamamlarlar. Fetusların 24. haftadan önce sesli uyaranlara yanıt vermediği, 34. haftada ise işitme duyularının tamamlandığı kabul edilir. Kız fetusların işitme duyularının erkeklere göre daha hızlı olduğu da gözlemler arasındadır. Yenidoğan bebeklerin annelerinin seslerine daha kuvvetli yanıtlar vermeleri, fetusların erken dönemden itibaren sesleri belleklerinde depoladıklarını göstermektedir. Hatta anne adayının doğmamış bebeğine söylediği şarkıları bebeği doğduktan sonra söylediğinde bebeğin bunları tanıdığı ve bu seslerle ağlamasını kestiği de yine anneler tarafından sık gözlenen bulgular arasındadır. Video Rahimdeki bebekler ne zaman işitmeye başlar ve hangi sesleri duyarlar? Doğunca sesleri tanırlar mı? Dr. Kağan Kocatepe Youtube Kanalı >> Yenidoğan bebeklerin ağlama paternleri neredeyse bir parmak izi kadar kendilerine özgüdür. Bu ağlama paterninin bebeğin annesinin ses özellikleriyle yakından ilişkili olduğu da gösterilmiştir. Kalın sesler rahimi daha kolay geçer ancak içeride dağılırlar. İnce sesler ise daha zor geçmelerine karşın fetus tarafından daha net algılanırlar. Fetuslar gibi yenidoğan bebekler de ince seslere daha olumlu yanıtlar verirler. Belki de bu yüzden anne ve babalar bebekleriyle konuşurken bilinçaltı bir mekanizmayla seslerini incelterek konuşurlar... Yüksek desibelli sesler doğmamış bebeği olumsuz etkileyebilir. Örnek olarak bebeğin 110 desibellik bir gürültü yaklaşık olarak bir diskodaki gürültü ile karşılaşması, her ne kadar rahim bu gürültünün bir kısmını süzse de, onun anne karnında sıçramasıyla sonuçlanır. Bu sıçramanın bir refleks mi, yoksa korkuya bir tepki mi olduğu belli olmamakla beraber kalp atışlarının da hızlanması, bir korku reaksiyonunu daha çok düşündürmektedir. Bu konuda yapılan diğer araştırmalar bebeğin anne karnında anne ve babanın seslerini belleğinde depoladığını ve doğumdan sonra da bu sesleri ayırt edebildiğini göstermektedir. Annelerin bebeklerine kendi sesleriyle şarkı söylemeleri bebekleri üzerinde muhtemelen olumlu etki yaratır. Ancak "beyin geliştirici müzik" olarak pazarlanan müziklere bebeklerin verdikleri tepkiler ve bunların uzun vadeli etkileri konusunda yapılmış çalışmalar yoktur. Dahası, piyasada karnın üzerine yerleştirilen ve sesin teypten bebeğe daha iyi ulaşmasını sağlayan hoparlörler bile satılmaktadır. Bu tür aletlerden sakının. Bebeğinizin bu müzikleri kendi isteği dışında dinlemesinin onun üzerinde olumlu etki yaratabileceğini düşünüyormusunuz? Video hamileler hangi müzikleri dinlemeli - Dr. Kağan Kocatepe Dokunma duyusunun gelişimi Dokunma reseptörleri algılayıcıları henüz fetus 7 haftalıkken ilk olarak ağız çevresinde ortaya çıkar. Buradan tüm yüze, kollara, bacaklara ve nihayet vücuda yayılarak 20. haftada son şeklini alır. Doğmamış bebekte dokunma ve ağrı duyusunun 24. haftada tamamlanmış olduğu kabul edilir. Ağrı duyusunun ilk algılanmaya başladığı hafta ise tam olarak belirlenmemiştir ve bu konuda tartışmalar devam etmektedir. Gerçek olan şudur ki, ağrı duyusu erken haftalardan itibaren gelişmeye başlamaktadır. Bu nedenle özellikle erken doğan bebeklere yapılan her türlü tıbbi müdahalelerde, yenidoğan bebeklere yapılan her türlü müdahaleli girişimlerde doğumda vakum takılması, erken yenidoğan döneminde sünnet gibi bebeğin ağrı duyduğu gerçeği kabul edilerek erişkinlerde kullanılan tüm analjezik ve anestezik yöntemler uygun dozlarda uygulanmalıdır. Elbette doğmamış bebek sadece acıya karşı değil aynı zamanda dokunuşlara da duyarlıdır. Anne elini karnının üzerine koyduğunda ya da babası ona oyun yaptığında örneğin annenin karnına parmağıyla bastırdığında bebek bunu hisseder. Bazı bebekler bu hareketlere içeriden eli hissettiği yere vurarak cevap verir. Video haftasında yaklaşık aylık anne karnında parmak emme, ağzı açma ve dil çıkarma hareketi Dr. Kağan Kocatepe Youtube Kanalı >> Görme duyusunun gelişimi Doğmamış bebekte en son gelişimini tamamlayan duyu görme duyusudur. Fetusun 25. haftadan önce görsel uyaranlara duyarlı olmadığı bu haftadan itibaren ise giderek artan bir şekilde ışık gibi görsel uyaranlara güçlü yanıtlar verdiği gözlenmiştir. Göz kapağı hareketleri de yine bu dönemde başlar. Sesten farklı olarak rahim ışığı geçirme konusunda güçlü bir engel görevi görür ve bebeğin ışıktan etkilenmesi engellenir. Rahim içinde iken ışıktan böylesine iyi bir şekilde korunan fetusun doğduğu ilk anda birden yoğun bir ışığa maruz kalmasının yarattığı etkinin nitelikleri tam olarak anlaşılamamıştır. Bazı doğumhanelerde bebek doğacağı anda ışıklar tümüyle açılırken muhtemelen bebeği solunum yapması için uyarmak amacıyla, bazılarında bebeğin doğacağı zaman odanın nispeten karanlık olması tercih edilir. Hangi yöntemin daha iyi olduğu henüz belli değildir. Anne karnındaki bebekler de tıpkı bizler gibi suyun içinde gözlerini uzun süre açık tutamazlar. Bebek uyumasa da göz küresini korumak için gözlerini açar ve kapatır. Video BEBEKLER RAHİM İÇİNDE GÖZLERİNİ AÇAR MI? LENSLER GÖRÜLDÜĞÜNDE GÖZLER AÇIK ANLAMINA GELİR Mİ? Dr. Kağan Kocatepe Youtube Kanalı >> Doğmamış bebeğe dışarıdaki ışığın sadece yüzde biri ulaşır. Ancak bu miktar doğmamış bebeğin renkleri algılaması ve belleğine kaydetmesi için yeterlidir. Özellikle kırmızı tonlar daha iyi algılanır. Bebeklerin kırmızı renge karşı olan zaafları bu şekilde açıklanabilir. Sonuç olarak fetus eskiden sanıldığı gibi duyuları az gelişmiş bir canlı değildir. Aksine çok erken dönemlerden itibaren duyuları gelişmeye başlar ve çevresini tanıyarak hafızasında bilgileri depolar. Yani bebek doğduğunda herşeyden habersiz, savunmasız bir "yavru" değil, kendine zararlı olabilecek uyaranlar konusunda az da olsa çeşitli tecrübeler edinmiştir ve fetal yaşamına ait çeşitli anılarla dünyaya gelir. Bu nedenle gerek ses, gerek ışık, gerekse dokunma gibi uyaranların bebeğe ölçülü olarak uygulanmasında fayda vardır. Video Rahim içinde bebek dış dünyayla nasıl bağlantı kurar ve öğrenir? - Anne karnında uyum sağlama süreci Dr. Kağan Kocatepe Youtube Kanalı >>
Bebekler anne karnındaki 9 aylık süreçlerinde birçok pozisyonda durabiliyorlar. Doğum öncesinde bazıları bebek açısından riskli olabiliyor. Bu pozisyonları öğrenmeye ne dersiniz? Giriş Tarihi 1039 Son Güncelleme 1504 Minicik kalple başlar her şey. Yavaş elleri, ayakları ve sonunda haftalık bu mucizevi süreçte, gelişimlerini tamamlayıp açmayı bekleyen bebekler anne karnında birçok şekilde durabilirler. Bu duruş şekilleri, 9 aylık sürecin bitmesine yakın dönemde doğumun sağlıklı geçmesi açısından önem kazanır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Alper Mumcu, doğum öncesi duruş şekillerini ve hangi duruşun hangi doğuma uygun olduğunu anlattı. Fetal duruş Bebeğin rahim içerisindeki pozisyonu fetal duruştur. Bu duruş pozisyonunda fetusun rahim ağzına en yakın olan kısmı önde gelen kısım olarak adlandırılır. Bebeklerin yaklaşık yüzde 96'sında önde gelen kısım baştır. Ancak doğumun fizyolojik ve en kolay şekilde gerçekleşebilmesi için başın belirli bir şekilde leğen kemiği içinde durması gerekir. Bu ideal pozisyonda bebeğin en önde gelen kısmı, kafasının arkasındaki çıkıntıdır ve bu çıkıntının annenin ön tarafında olması gerekir. Yani ayakta duran bir kadında bebeğin yüzü arkaya annenin omurgasına bakar durumda olmalıdır. Bu sayede bebeğin başı kemik çatıya mümkün olan en küçük çapı ile girer. Bu pozisyona "Occiput Anterior OA", önde gelen kısma da "vertex" diyoruz. Şayet OA dışındaki gelişler olursa malprezentasyon bunların bazısı normal doğum için uygun değildir. Normal yoldan doğumun gerçekleşebileceği fetal duruş bozukluklarında doğum eylemi normale göre daha yavaş ilerler ve zor doğum söz konusu olabilir. Occiput Posterior OP Doğum sırasında bebeklerin yüzde 95'inden fazlasında önde gelen kısım bebeğin kafasıdır. Baş geliş bebeklerin önemli bir kısmında bebeğin kafasının oksiput adı verilen arka kısmı annenin önüne anterior doğrudur. Eğer bebeğin yüzü annenin karnına yani önüne doğru bakıyorsa bu durumda kafasının arka kısmı, anne adayının sırtına doğru demektir ve buna da "oksioput posterior OP" geliş diyoruz. Başlamış doğum eylemlerinin yaklaşık yüzde 20'sinde başlangıçta bebeğin duruşu OP şeklindedir ve eylem ilerledikçe bebek kafasını çevirerek yüzünü annenin arkasına doğru döner ve doğum kanalından geçmek için uygun pozisyonu alır. Ancak yaklaşık yüzde olguda bu dönüş gerçekleşmez ve bu durum persiste kalıcı OP olarak adlandırılır ve bu en sık görülen fetal duruş bozukluğudur. OP gelişin sakıncakları nelerdir? OP gelişte temel sorun, uygunsuz çaplar ile birlikte bebeğin kemik kısımlarının anne adayının kemik kısımlarıyla yan yana olmasıdır. Kasılmalar sırasında ortaya çıkan basınç, bebeğin kafasını, anne adayının kemik yapılarına doğru iteler. Bu iteleme, annenin belinde oldukça şiddetli ağrılara neden olabilir. Anne adayı kasılmaları sadece bel ağrısı olarak hissedebilir. Bu ağrılar zaman zaman kasılma olmayan dönemlerde de görülebilir. Genel olarak OP pozisyona bağlı olarak gelişen bel ağrıları epidural anesteziden bile çok fazla yarar görmez. Posterior pozisyonda kemik yapılar yan yana olduğundan, bebeğin kafa kemikleriyle doğum kanalına kendini adapte etmesi güçleşir. Bu nedenle doğum eylemi alışılagelenden çok daha uzun sürer. Bebeğin doğum kanalı içinde ilerleyerek inmesi zaman alır. Bebek bu süreç içinde kafasını arkaya çeviremezse tam açıklık sağlandıktan sonra doğuma kadar geçen süre çok uzar. Bebek doğum sırasında yaptığı doğal hareketi olan kafasını arkaya doğru kaldırma hareketini yapamaz. Bebeğin kafasının ilerlememesi durumunda sezaryen gerekliliği ortaya çıkabilir. OP neden olur? Bunun bilinen bir nedeni yoktur. Daha önceden düşünülen, bebeğin zaten OP pozisyonda olduğu ve kafasını öne çevirmekte sorun yaşadığı şeklindeydi. Oysa ultrason eşliğinde yapılan gözlemler bunun doğru olmadığını, eylem başlangıcında normal pozisyonda olan OA bebeklerin eylem sırasında bir hata sonucu kafalarını öne çevirdiklerini göstermiştir. Örneğin 270 baş gelişi gerçekleşen doğumun incelendiği bir araştırmada 25 tane bebek OP olarak doğurtulmuş. Bunların da 17 tanesinin eylem başlamadan önce olması gerektiği gibi, yani OA şeklinde olduğu görülmüştür. Dolayısıyla OP geliş; önceden var olan değil, doğum eylemi sırasında ortaya çıkan bir sorundur. OP için risk faktörleri nelerdir? İlk hamilelik ve doğum olması Annenin 35 yaşından büyük olması Obezite Daha önceden OP doğum öyküsü Hamilelik haftasının 40'ı geçmesi miat aşımı 4000 gramdan büyük bebek OP'nin bulguları nelerdir? Doğum eylemi başlamadan önce bebeğin OP olması bir anlam ifade etmez çünkü eylem sırasında kafasını çevirmesi gereken pozisyonu alma olasılığı çok fazladır. Bazen doğum eylemi süresince muayeneler sırasında doktor bebeğin OP olduğunu anlayabilir. Ancak bu çoğu zaman mümkün olmayabilir. Genelde eylemin beklenilenden uzun sürmesi, bebeğin kafasının inmemesi ve hastanın şiddetli bel ağrılarından yakınmasıyla durumdan kuşkulanılır ve ultrasonla bakılarak tanı konabilir. OP durumunda doğum nasıl olmalı? OP geliş, tek başına bir sezaryen gerekliliği değildir. Ancak eylemin ilerlememesi durumunda normal doğumda çok fazla ısrarcı olunmaması daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Yapılan araştırmalarda, normal doğum olarak başlayan eylemlerde acil sezaryene geçiş oranları OP geliş olan bebeklerde yaklaşık 3 kat daha fazladır. Benzer şekilde vakum ya da forseps takılması, geniş epizyotomi gerekmesi gibi operatif vajinal doğum oranları da OA bebeklere göre yaklaşık 2 kat fazla görülür. Epizyo açılsa bile makata kadar uzayan yırtıkların görülme riski normalden daha fazladır. Yine bu bebeklerde doğumda birkaç kez vakum takılıp, bebeğin çıkmaması nedeniyle acil sezaryene geçiş oranları da OA geliş olan bebeklere göre oldukça fazladır. Makat geliş Hamileliğiniz süresince bebeğiniz sürekli hareket halindedir. Erken dönemlerde bebekle içinde yüzdüğü sıvı karşılaştırıldığında sıvı daha büyük yer tutar. Bu nedenle bebek rahim içerisinde sürekli dönebilir, yer değiştirebilir ve bebek her türlü pozisyonda olabilir. Bebek ve rahmin şekli genelde bebeğin duruşunu belirler. Hamileliğiniz ilerledikçe bebeğinizin eğilimi baş aşağı durmak şeklindedir. Miada yaklaştıkça ve doğum anında bebeklerin çok büyük bir kısmı yaklaşık yüzde 96'sı başlarıyla doğarlar. Yani bebeklerin yüzde 96'sı baş geliştir ve doğum sırasında ilk önce başları çıkar. Yüzde 3-4 bebek ise rahim içinde ters durmayı tercih eder. Bu bebeklerde kafa yukarıda popo ise aşağıdadır. Bu durum makat geliş olarak adlandırılır. Doğum eyleminiz başladığında bebeğinizin önde gelen kısmı son derece önemlidir. Çünkü başıyla gelmeyen bir bebeğin doğumu her zaman zor ve risklidir. Hatta bazı durumlarda normal doğum olanaksızdır. Bebeğinizin en geniş kısmı kafasıdır. Makat doğumda kafa en son doğan bölümdür. Daha küçük ve kıvrılabilir kısımlar olan ayak, gövde ve kollar rahim ağzınız daha tam olarak açılmadan rahim dışına çıkabilir, yani doğabilir. Böyle bir durumda ise arkadan gelen kafa içeride sıkışabilir. Bu nedenle bebek çok zorlanabilir, zarar görebilir hatta hayatını kaybedebilir. Makat geliş için uygun doğum şekli ne olmalı? Normal doğum yapmayı isteyen ve buna motive olmuş bir anne adayı için bebeğinin ters olması üzücü bir durumdur. Ancak böyle bir bebeğin doğum kanalından geçmesi çok risklidir. Yapılan çalışmalarda makat doğumlarda bebeğin kaybedilme oranının 2-4 kat fazla olduğu saptanmıştır. Normalde bebeğin en geniş ve sert kısmı olan kafası doğum kasılmaları sırasında doğum kanalındaki yumuşak dokuları ve bağları gererek gevşemelerini sağlar. Bebeklerin kafa eklemleri erişkinlerdeki gibi sabit değildir ve kemikler birbiri üzerinde kayabilir. Bu sayede bebeğin kafası, doğum eylemi ilerlerken şekil değiştirerek kendisini doğum kanalına uydurur. Buna "molding" diyoruz. Makat doğumda ise kafa arkadan geldiği için molding şansı yoktur. Bebeğin gövdesi doğduktan sonra rahim ağzı, bebeğin boynunu sıkarak oksijenlenmesini bozabilir ve kalıcı hasarlara hatta ölümüne neden olabilir. Bu nedenlerle makat gelişlerde önerilen doğum şekli sezaryendir. Makat gelişte normal doğum şansı yok mudur? Makat gelişlerde normal doğum yapılacaksa bebek anne karnındayken doktor bebeği döndürebilir. Bu işlemin başarılı olma şansı yüzde 50 civarındadır. Bazı doktorlar bebeklerin yüzde 70'ini döndürdüklerini iddia ederler. Bu bilgiler gerçekte teorik ve tarihsel öneme sahip bilgilerdir. Makat gelen bebeklerin yüzde 80'inin vajinal yolla doğrulduğu 1960 ve 70'li yıllarda çokça uygulanan bir işlemken, çok fazla bebeğin kaybedilmesi nedeniyle zaman içerisinde terk edilmiş bir uygulamadır. Ancak riskli olmasına karşın makat gelişlerde bazı şartlar sağlandığı takdirde normal doğum denenebilir. Bu şartlar şunlardır Yan geliş Bebeğin anne karnında yan durmasıdır. Genelde önde gelen kısım omuzdur. Yüzde vakada rastlanır. Normal yoldan doğma şansı yoktur. 37 haftadan önce saptanırsa dışarıdan bebeği döndürmek denenebilir, ancak son yıllarda terk edilen bir yaklaşımdır. Bileşik geliş Muayenede birden fazla kısmın önde geldiği durumlardır. En sık baş ve el bir arada görülür. Doğum normal seyrine bırakılır. Sıklıkla bebek elini çeker ve vertex geliş baş gelişi olarak doğar. Hazırlayan Başak DOĞRU
9 ayda bebeğin anne karnında duruşu