🌬️ Inşikak Suresi 19 Ayet Tefsiri
Fetih suresi 18-19 ayet meali ve tefsiri 03:30 21 Eylül 2019 ﴾18-19﴿ O ağacın altında sana yeminle bağlılık söz verirlerken bu müminlerden Allah razı olmuştur; onların gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur ve güven vermiş, pek yakın bir fetihle ve elde edecekleri birçok ganimetle de kendilerini ödüllendirmiştir.
ElmalıTefsiri. 1. Gök yarıldığı (veya parçalandığı) vakit. Göğün İNŞİKAK’ı, bu âlemin değişmesi için yukarı tarafından gelen ilâhî emrin inmek ve gerçekleşmek üzere gökte ortaya çıkışıdır. Bunun başlangıcı çatlama, sonu da “O gün biz göğü, kitapların sayfasını dürer gibi düreceğiz
İnşikakSûresi 16. ayeti Arapça yazılışı ve Türkçe okunuşu, Felâ uksimu bi-şşefak(i) Toggle navigation. İnşikak Sûresi 16-19. Ayet Tefsiri.
İhlassuresi, İhlas suresinin anlamı, tefsiri, yazılışı ve okunuşu videolu anlatım. Meallere göre İnşikak Suresi 19. Ayet. Tüm Mealler: İnşikak 19 ;
Sizgerçekten tabakadan tabakaya binip geçeceksiniz. (Bu surede de “ve” vurgusuyla Ay’a dikkat çekildikten bir ayet sonra “tabakadan tabakaya, binip geçileceği” söylenmiştir. Daha önceden Kuran’ı anlamaya çalışanlar 18. ayetle 19. ayeti ayrı düşünmüşler ve “tabakadan tabakaya geçişi” başka türlü
BayraktarBayraklı Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali. - Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz. Siz elbette bir hâlden (başka) bir hâle geçeceksiniz. Siz evreden evreye binip geçeceksiniz. Kesinlikle tabakadan tabakaya bineceksiniz.
Tpbenzin fiyatları Nisa suresi 119 ayet tefsiri Nisâ Suresi 119. Ayet Meali, Nisâ 119,4:119. Search for 50 gram bilezik ne kadar in the English version of Wikipedia. Wikipedia is a free online ecyclopedia and is the largest and most popular general reference work on the internet. Nisa suresi 119 ayet tefsiri Nisâ Suresi 119.
LMgnNi. لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ Le terkebunne tabakan an tabakın. le terkebunne siz mutlaka bineceksiniz tabekan tabaka, kat an tabakın tabakadan, kattan Abdulbaki Gölpınarlı Elbette geçeceksiniz bir halden bir hâle. Abdullah Parlıyan Siz ey insanlar! Hiç şüphesiz bir halden bir hale geçeceksiniz yani doğum, gençlik, ihtiyarlık, hastalık, sağlık, fakirlik, zenginlik, ölüm, kıyamet, ahiret gibi safhalardan geçeceksiniz. Adem Uğur Ki, siz elbette halden hale geçeceksiniz. Ahmed Hulusi Mutlaka siz, boyutlar değiştirerek o boyutların uygun bedenlerine dönüşeceksiniz! Ahmet Tekin Elbette siz, ey inkâr edenler, kademe kademe artan şiddetli azaplara dûçâr olacaksınız. Ahmet Varol Muhakkak ki siz bir halden başka bir hale geçeceksiniz. Ali Bulaç Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz. Ali Fikri Yavuz Sizler, muhakkak halden hale binib geçeceksiniz. Ali Ünal Hiç şüphesiz, biri diğeriyle bağlantılı olarak halden hale geçeceksiniz. Bayraktar Bayraklı 16-19 Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz. Bekir Sadak suphesiz siz bir durumdan digerine ugratilacaksiniz. Celal Yıldırım Ki sizler şüphesiz kademeli hayat safhalarında halden hale geçeceksiniz. Cemal Külünkoğlu 16-19 Hayır boşuna yaratıldığınızı zannetmeyin! Yemin ederim akşamın alaca karanlığına, geceye ve gecenin içinde barındırdığına, dolunay hâlindeki aya ki, muhakkak siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız tabakadan tabakaya bineceksiniz. Diyanet İşleri eski Şüphesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. tabakadan tabakaya bineceksiniz Diyanet Vakfi 16-19 Hayır! Şafağa, geceye ve onda basan karanlığa, dolunay olmuş aya yemin ederim ki, halden hale geçersiniz. Edip Yüksel Siz evreden evreye binip geçeceksiniz. Elmalılı Hamdi Yazır Ki sizler binip binip gececeksiniz elbette tabakadan tabakaya Erhan Aktaş Kesinlikle tabakadan tabakaya 1- Kıyamet Günü halden hale sürekli değişecek ama asla yok olup gitmeyeceksiniz. Gültekin Onan Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz. Hakkı Yılmaz 16-19 O hâlde, o şafak, gece ve içinde barındırdığı şeyler derlendiği zaman o ay kanıttır ki, siz kesinlikle hâlden hâle biniyorsunuz [sürekli değişeceksiniz, asla yok olup gitmeyeceksiniz]. Harun Yıldırım Siz gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz. Hasan Basri Çantay siz ey insanlar, hiç şübhesiz, o halden bu haale bineceksiniz. Hayrat Neşriyat Ki siz ey insanlar! Mutlaka tabakadan tabakaya binecek hâlden hâle geçeceksiniz! İbni Kesir Muhakkak siz; bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. İskender Evrenosoğlu Siz mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz gök katlarından geçeceksiniz. İstanbul Kuran Araştırmaları Grubu Siz gerçekten tabakadan tabakaya binip geçeceksiniz Bu surede de “ve” vurgusuyla Ay’a dikkat çekildikten bir ayet sonra “tabakadan tabakaya, binip geçileceği” söylenmiştir. Daha önceden Kuran’ı anlamaya çalışanlar 18. ayetle 19. ayeti ayrı düşünmüşler ve “tabakadan tabakaya geçişi” başka türlü değerlendirmeye çalışmışlardır. ... Ayetin ifadesinde gelecekte gerçekleşecek bir olaydan bahsedilmektedir ve bu olayın olduğu zamanda insanların neden iman etmediği sorgulanmaktadır. Yani gelecekte bu olay olduğu zaman da iman etmeyen insanlar olacaktır. Ayrıca ayette geçen “tabaka” kelimesi Kuran’ın diğer yerlerinde, örneğin 67-Mülk Suresi 3. ayette ve 71-Nuh Suresi 15. ayette maddi tabakaları ifade etmekte; fakat manevi bir tabakayı veya halleri ifade etmemektedir. Ayette “binip geçilmesinden” bahsedilmesi de, Ay’a gidilmesine işaret edildiği görüşünü desteklemektedir. 18. ayette Ay’ın dolunay şekline dikkat çekilir. Ay’ın gerçek şekli dolunaydaki halidir. Ay’ın dolunay hali Ay’ın bütününü, Ay’ın diğer halleri ise kendisini değil ancak bir bölümünü ifade eder. Ay’ın özellikle dolunay haline dikkat çekilmesi bu yüzden olabilir. Tabi ki en doğrusunu Allah bilir. Kadri Çelik Ki şüphesiz siz Allah'a doğru birbiriyle uyumlu bir aşamadan diğerine geçeceksiniz. Mehmet Ali Eroğlu Arzu etseniz de etmeseniz de halden hale geçeceksiniz külliyen, Mehmet Okuyan Siz elbette bir hâlden başka bir hâle geçeceksiniz. Muhammed Celal Şems Sizler aşama aşama ilerleyeceksiniz. Muhammed Esed işte böylece, ey insanlar, siz adım adım ilerleyeceksiniz. Mustafa Çevik 16-22 Şafak vaktine, gece karanlığının örtüp bürüdüğü her şeye, dolunay halindeki Ay’a andolsun ki siz, ey insanlar! Bir halden başka bir hale, dünya hayatınızdan âhiret hayatınıza geçirileceksiniz. Gerçek bu kadar açık bildirilmişken, nasıl oluyor da insanların bir kısmı Allah’la birlikte başka ilahlar edinip, O’nun davetinden yüz çevirerek müşrik olmayı tercih edebiliyorlar? Ve nasıl oluyor da, Kur’an ile yaratılışlarının amacı kendilerine okunduğu halde, teslimiyetlerini gösterip, Rableri olan Allah’a secde etmek yerine Kur’an’ı yalanlıyorlar. Mustafa İslamoğlu ey insanlar; mukadder sona doğru safha safha, adım adım ilerleyeceksiniz. Ömer Nasuhi Bilmen Elbette ki halden hale mülâki olacaksınız. Ömer Öngüt Ki, şüphesiz siz tabakadan tabakaya halden hale geçeceksiniz. Şaban Piriş Elbette sen, bir aşamadan bir aşamaya geçeceksin. Sadık Türkmen siz bir durumdan diğerine geçeceksiniz. Seyyid Kutub Şüphesiz siz bir durumdan diğerine uğrayacaksınız. Suat Yıldırım Siz halden hale geçeceksiniz! Süleyman Ateş Ki, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz! Süleymaniye Vakfı Halden hale gireceksiniz! Tefhim-ul Kuran Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz. Ümit Şimşek Siz bir tabakadan diğerine geçeceksiniz. Yaşar Nuri Öztürk Ki siz boyuttan boyuta/halden hale mutlaka geçeceksiniz. En üste taşıEn alta taşıBu yazarın mealini okumaya devam et Bir sureye/ayete tıkladığınızda mealler ilk başta yazar ismine göre alfabetik olarak sıralanır. Yazar isminin solundaki kutucuğu yukarı/aşağı taşıyarak sıralamayı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Tarayıcınızın çerezlerini silmediğiniz sürece tercihiniz daha sonraki ziyaretlerinizde hatırlanacaktır. Ayrıca bir yazarın ismine sağ tıklayarak bu yazarın mealinin en üstte veya en altta görünmesini de sağlayabilirsiniz.
وَاللَّيْلِ وَمَا وَسَقَ Velleyli ve ma veseka. Kelime Okunuşu Anlamı Kökü وَاللَّيْلِ velleyli ve geceye Abdulbaki Gölpınarlı Abdulbaki Gölpınarlı Ve geceye ve gecenin kapladıklarına. Abdullah Parlıyan Abdullah Parlıyan geceye ve gecenin derleyip topladığı herşeye, Adem Uğur Adem Uğur Geceye ve onda basan karanlığa, Ahmed Hulusi Ahmed Hulusi Geceye ve toplayıp taşıdığı şeye, Ahmet Varol Ahmet Varol Geceye ve topladıklarına, Ali Bulaç Ali Bulaç Geceye ve toplayıp-taşıdığı şeylere, Ali Fikri Yavuz Ali Fikri Yavuz Geceye ve bürüdüklerine, Bayraktar Bayraklı Bayraktar Bayraklı 16-19 Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay`a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz. Bekir Sadak Bekir Sadak Geceye ve gecenin icinde olan seylere and olsun; Celal Yıldırım Celal Yıldırım Geceye ve insanlarla hayvanların dinlenmeleri için derleyip topladığına da yemin ederim.. Cemal Külünkoğlu Cemal Külünkoğlu 16-19 Hayır boşuna yaratıldığınızı zannetmeyin! Yemin ederim akşamın alaca karanlığına, geceye ve gecenin içinde barındırdığına, dolunay hâlindeki aya ki, muhakkak siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız tabakadan tabakaya bineceksiniz. Diyanet İşleri Diyanet İşleri Geceye ve içinde topladıklarına, Diyanet Vakfı Diyanet Vakfı 16-19 Hayır! Şafağa, geceye ve onda basan karanlığa, dolunay olmuş aya yemin ederim ki, halden hale geçersiniz. Edip Yüksel Edip Yüksel Gecenin topladığına, Elmalılı Hamdi Yazır Elmalılı Hamdi Yazır Geceye ve içinde barındırdığı şeylere, Fizil-al il Kuran Fizil-al il Kuran Geceye ve gecenin içinde barındırdığına. Gültekin Onan Gültekin Onan Geceye ve toplayıp taşıdığı şeylere, Harun Yıldırım Harun Yıldırım Ve geceye ve onun topladığı şeylere, Hasan Basri Çantay Hasan Basri Çantay O geceye ve onun sinesinde derleyip topladığı şey ler e, Hayrat Neşriyat Hayrat Neşriyat 16-18 Yemîn ederim o şafağa akşamın kızıllığına! Geceye ve karanlığındatopladığı şeylere! Nûrunu toplayıp dolunay hâline geldiği zaman, aya! İbn-i Kesir İbn-i Kesir Geceye ve derleyip topladığı şeye; İlyas Yorulmaz İlyas Yorulmaz İlerlediği zaman geceye. İskender Ali Mihr İskender Ali Mihr Ve geceye ve örttüğü barındırdığı şeylere yemin ederim. Kadri Çelik Kadri Çelik Geceye ve toplayıp taşıdığı şeylere. Muhammed Esed Muhammed Esed Ve geceyi, onun safha safha gözler önüne serdiklerini, Mustafa İslamoğlu Mustafa İslamoğlu ve geceyi ve toplayıp kaydettiklerini, Ömer Nasuhi Bilmen Ömer Nasuhi Bilmen Ve geceye ve topladığı şeye, Ömer Öngüt Ömer Öngüt Andolsun geceye ve derleyip topladığı şeylere! Sadık Türkmen Sadık Türkmen Geceye ve derleyip topladığı şeylere Seyyid Kutub Seyyid Kutub Geceye ve gecenin içinde barındırdığına. Suat Yıldırım Suat Yıldırım Gece ve gecenin barındırdığı, şeyler hakkı için, Süleyman Ateş Süleyman Ateş Geceye ve gecenin bağrında topladığı şeylere, Şaban Piriş Şaban Piriş Geceye ve kapladıklarına.. Tefhim-ul Kur'an Tefhim-ul Kur'an Geceye ve toplayıp taşıdığı şeylere, Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri Öztürk Geceye ve derlediğine, Yusuf Ali İngilizce Yusuf Ali İngilizce The Night and its Homing;
Bakara Süresi Meali Yahut onların durumu, gökten sağanak halinde boşanan, içinde yoğun karanlıklar, gürültü ve yıldırımlar bulunan yağmur a tutulmuş kimselerin durumu gibidir. O münafıklar yıldırımlardan gelecek ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Halbuki Allah, kafirleri çepeçevre kuşatmıştırBakara Süresi Meali Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Onlar için etrafı aydınlatınca orada birazcık yürürler, karanlık üzerlerine çökünce de oldukları yerde kalıverirler. Allah dileseydi, elbette onların kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Allah şüphesiz her şeye Süresi 19 ve 20 Ayet Tefsiri Bu da Allah’ın diğer bir münafık türü için getirdiği misaldir. Bunlar bazen hakikatin farkına varan, bazense şüpheye düşen kimselerdir. Dolayısıyla kalpleri sürekli şüphe, küfür ve tereddüt şimşek de; kalplere korku veren ve rahatsız eden şeydir. Çünkü münafıklar büyük bir korku ve panik içindedirler. Allah onlar hakkında şöyle buyurur;Her gürültüyü kendi aleyhine sanarlar Münafıkün 4’. O münafıklar mutlaka sizden olduklarına dair -yalan yere- Allah’a yemin ederler. Halbuki onlar sizden değillerdir; fakat onlar kılıçlarınızdan korkan bir toplumdur. Eğer sığınacak bir yer yahut barınabilecek mağaralar veya sokulabilecek bir delik bulsalardı, koşarak o tarafa yönelip giderlerdi Tevbe 56-57’.Ayette yer alan yıldırım; bu tür münafıkların kalplerinde zaman zaman parlayan iman nurudur. Onun için Allah Ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar’ daha sonra şöyle buyururŞimşek neredeyse gözlerini alıverecek; yani şimşeğin şiddet ve kuvvetinden, münafıkların gözlerinin ise zayıflıkları sebebiyle imanda sebat edemeyişlerinden dolayı; Onlar için etrafı aydınlatınca orada birazcık yürürler, karanlık üzerlerine çökünce de oldukları yerde kalıverirler’. Yani onlara imandan bir işaret gözüktüğünde ona alışır ve uyarlar. Bazen ise, kalplerine şüpheler gelerek onu karanlığa boğarlar da onlar şaşkın bir halde Abbas Onlar için etrafı aydınlatınca orada birazcık yürürler, karanlık üzerlerine çökünce de oldukları yerde kalıverirler’.Münafıklara İslam’ın kuvvet ve izzetinden bir şey bulaştığında rahatlar ve sakinleşirler. İslam’ın başına bir felaket geldiğinde ise ayaklanıp küfre dönerler. Şu ayet-i kerimede ifade edildiği gibi İnsanlardan kimi Allah’a yalnız bir yönden kulluk eder. Şöyle ki Kendisine bir iyilik dokunursa buna pek memnun olur, bir de musibete uğrarsa çehresi değişir dinden yüz çevirir Hacc 11’.Münafıkların kıyamet günü insanlara imanları kadar nur/ışık verildiğinde de böle olacaktır. Onlardan kimine birkaç fersah veya daha fazla veya daha az mesafeyi aydınlatacak kadar nurlar verilecek. Bazılarının ışığı bazen yanıp bazen sönecek ve dolayısıyla sırat köprüsü üzerinde iken zaman zaman yürüyüp zaman zaman duracaklar. Bazılarının ışığı ise tamamen sönecek ki, onlar katıksız münafıklardır. Allah bu katıksız münafıklar hakkında şöyle buyururMünafık erkeklerle münafık kadınların, müminlere Bizi bekleyin, nurunuzdan bir parça ışık alalım diyeceği günde kendilerine Arkanıza dönün de bir ışık arayın! denilir. Nihayet onların arasına, içinde rahmet, dışında azap bulunan kapılı bir sur çekilir Hadid 13’. Allah müminler hakkında ise şöyle buyururMümin erkeklerle mümin kadınları, önlerinden ve sağlarından, amellerinin nurları aydınlatıp giderken gördüğünde onlara; Bugün müjdeniz, zemininden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacağınız cennetlerdir denilir. İşte büyük kurtuluş budur Hadid 12’. Allah yine şöyle buyurPeygamberi ve Onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi müminleri, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların önlerinden ve sağlarından amellerinin nurları aydınlatıp gider de Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kadirsin Tahrim 8’ süresinin buraya kadar tefsirinden anlaşılıyor ki; insanlar kısım kısımdır. Biri Katıksız müminlerdir ki onlar, nitelikleri Bakara süresinin başındaki dört ayette anlatılan kimselerdir. Diğeri katıksız kafirlerdir ki onlar, nitelikleri sonraki iki ayette zikredilenlerdir. Birde münafıklar vardır ve bunlar da iki kısımdır.▬ Biri katıksız münafıklardır ki ateş misali bunlar hakkındadır.▬ Diğeri ise iman ile küfür arasında bocalayanlardır. Bunlarda bazen iman parıltısı belirir, bazen ise söner ki yağmur örneği de bunlar için verilmiştir. Bunların durumu ilkinden daha az daha sonra hiçbir şeyleri olmadığı halde kendilerini bir şey sanan kafirleri örnek getirmiştir ki, onlar katmerli cahillerdir.cehl-i mürekkep ehlidirler; yani bilmez, bilmediklerini de bilmezler ayet şudur İnkar edenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder, nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış … Nur 39’Resulüllah şöyle buyurduğu rivayet edilmiştirKalpler dört ▬ Biri fıtrat üzere ve içi imanla dolu olan kalptir. O, etrafı aydınlatan lamba ▬ Diğeri, kılıflara konmuş ve ağzı mühürlenmiş kalp ki bu kafirin ▬ Diğeri ters yüz edilmiş kalptir. Bu, münafığın kalbidir. Önce iman etmiş, sonra inkar ▬Bir de, terk edilmiş kalp vardır. Bu kalpte iman da nifak da vardır. İman bu kalp de, tertemiz sulardan beslenen bir ağacı andırırken, nifak kan ve irinden beslenen yaraya benzer. Artık hangisi bastırırsa, bu kalp onun hükmü altına İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C1 / bkz 244-248
İnşikak Suresi, Mekke döneminde inmiştir ve 25 ayettir. Sure, adını birinci ayette geçen “inşakka” fiilinin mastarı olan “İnşikâk” kelimesinden almıştır. İnşikâk, yarılmak demektir. İnşikak Suresi dinleMehmet Emin Ay'ın yorumuyla İnşikak Suresi Suresi Arapça okunuşu İnşikak Suresi İnşikak Suresi Diyanet meali﴾1-2﴿ Gök yarıldığında ve rabbine boyun eğip gerekeni yaptığında;﴾3-4﴿ Yer dümdüz edildiğinde ve içindekileri atıp boşaldığında;﴾5﴿ Ve o da rabbine boyun eğip gerekeni yaptığında herkes yaptığının karşılığını görecektir.﴾6﴿ Ey insan! Sen rabbine doğru büyük bir çaba içindesin; sonunda kuşkusuz O’na kavuşacaksın da. ﴾7-8﴿ Kime kitabı sağından verilirse hesabı kolay bir şekilde görülecektir;﴾9﴿ Ve sevinç içinde yakınlarına dönecektir.﴾10﴿ Kime de kitabı arkasından verilirse,﴾11﴿ “Eyvah!” diye bağıracak,﴾12﴿ Ve alevli ateşe girecektir.﴾13﴿ Şüphesiz o, dünyada iken yakınları arasında neşeliydi.﴾14﴿ Zira o, hiçbir zaman rabbine dönmeyeceğini sanırdı.﴾15﴿ Hayır, tam tersi! Rabbi onu şüphesiz görmekteydi.﴾16﴿ Hayır hayır! Yemin ederim o şafağa,﴾17﴿ Geceye ve onun topladığı şeylere,﴾18﴿ Ve dolunay şeklini aldığı zaman aya ki, ﴾19﴿ Siz halden hale geçeceksiniz.﴾20﴿ Durum bu iken onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?﴾21﴿ Kendilerine Kur’an okunduğu zaman saygıyla yere kapanmıyorlar.﴾22﴿ İnkârcılar -tam aksine- gerçeği yalanlıyorlar.﴾23﴿ Oysa içlerinde gizlediklerini Allah çok iyi bilmektedir.﴾24﴿ Onlara şiddetli bir cezaya çarptırılacaklarını bildir.﴾25﴿ İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar başkadır; onlar için kesintisiz bir ödül Suresi'nin nuzülüMushaftaki sıralamada seksen dördüncü, iniş sırasına göre seksen üçüncü suredir. İnfitar suresinden sonra, Rum suresinden önce Mekke’de inmiştir. İnşikak Suresi'nin konusuBu surede de kıyametin kopması, onun ardından gerçekleşecek olan uhrevî hesap, insanların iman ve amellerine uygun olarak yargılanmaları, ceza veya ödül gibi konular etkili bir üslûpla seçtikleriFatiha Suresi okunuşuYasin Suresi okunuşuAyetel Kürsi
İnşikak Suresi adını birinci âyette geçen “inşakka” fiilinin mastarı olan “İnşikâk” kelimesinden almıştır. Bu haberimizde İnşikak suresi okunuşu, Arapça Türkçe okunuşu, İnşikak suresi anlamı meali, İnşikak suresi tefsiri gibi merak edilenleri bulabilirsiniz. Google News'te Doğruhaber'e abone olun. İnşikak suresinde kıyametin kopması, onun ardından gerçekleşecek olan uhrevî hesap, insanların iman ve amellerine uygun olarak yargılanmaları, ceza veya ödül gibi konular etkili bir üslûpla anlatılmaktadır. Haberimizde İnşikak suresi okunuşu, Arapça Türkçe okunuşu, İnşikak suresi anlamı meali, İnşikak suresi tefsiri yer alıyor. İnşikak Suresi anlamı İnşikâk, yarılmak demektir. İnşikak Suresi Mekke döneminde inmiştir. 25 âyettir. Mushaftaki sıralamada seksen dördüncü, iniş sırasına göre seksen üçüncü sûredir. İnfitâr sûresinden sonra, Rûm sûresinden önce Mekke’de inmiştir. İnşikak Suresi Arapça okunuşu İnşikak Suresi Türkçe Okunuşu ezinet lirabbiha ve izel'ardu elkat ma fiyha ve ezinet lirabbiha ve eyyuhel'insanu inneke kadihun ila rabbike kedhan men utiye kitabehu yuhasebu hısaben yenkalibu ila ehlihi emma men utiye kitabehu verae yed'u yasla se' kane fiy ehlihi zanne en len inne rabbehu kane bihi uksimü ve ma tabekan 'an la yu' iza kurie 'aleyhimülkur'anu la keferu a'lemu bima yu' bi'azabin amenu ve 'amilussalihati lehum erun gayru memnunin. İnşikak Suresi Türkçe Anlamı 1, yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,3, 4. Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman, dinlediği zaman -ki ona yaraşan da budur- insan yaptıklarını karşısında bulur! insan! Şüphesiz, sen Rabbine kavuşuncaya kadar didinip duracak ve sonunda didinmenin karşılığına kitabı sağından verilirse, çok kolay bir şekilde görülecek, olarak ailesine kime kitabı arkasından verilirse,11, 12."Helâk!" diye bağıracak ve alevli ateşe o, dünyada iken ailesi içinde sevinçli o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini Sandığı gibi değil! Şüphesiz Rabbi onu ederim şafağa, ve içinde topladıklarına, halindeki aya ki, siz halden hale onlara ne oluyor da iman etmiyorlar? Kur'an okunduğu zaman secde doğrusu, inkar edenler Kur'an'ı Allah, içlerinde ne sakladıklarını çok iyi ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele! iman edip de sâlih ameller işleyenler başka. Onlar için, bitmez tükenmez bir mükafat vardır. İnşikak Suresi Tefsiri Kur’an, muhtelif âyetlerde kıyametin kopma zamanıyla ilgili bilginin Allah’a mahsus gayb bilgilerinden olduğunu, O’nun dışında, melekler dahil hiç kimsenin bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade ederken meselâ bk. Arâf 7/187; Lokmân 31/34; Fussılet 41/47; burada olduğu gibi birçok sûrede kıyametin nasıl kopacağına dair tasvirlerde bulunmakta, bir taraftan evrenin yok oluşuyla diğer taraftan da insanların bilinen bir hayattan başka bir hayata intikalleri esnasında karşılaşacakları dehşet dolu manzaralarla ilgili etkileyici anlatımlara yer vermektedir. Bu âyetlerde de kıyametin kopması esnasında göklerde ve yerde meydana gelecek değişiklikler tasvir edilerek kıyamet günü hakkında Tekvîr ve İnfitâr sûrelerinde anlatılanlar pekiştirilmektedir. Asıl maksat ise insanları uyarma ve onları şimdiden o gün için hazırlık yapmaya teşvik etmektir. 1-2. âyetlerden kıyametin kopma zamanı geldiğinde gökteki yıldızların Allah’ın emrine boyun eğerek yörüngelerinden çıkıp birbirine çarpmak suretiyle parçalanacakları anlaşılmaktadır. 3. âyette zikredilen “yerin dümdüz edilmesi” olayını İbn Âşûr XXX, 219-220 üç şekilde açıklamıştır 1. Derinin gerilip düzeltildiği gibi yeryüzündeki dağ ve tepelerin yok edilmesi sonucu dümdüz hale getirilmesi krş. Tâhâ 20/105-107; 2. Şiddetli deprem sebebiyle yeryüzünde meydana gelecek olan yarılma ve lav püskürmesi gibi jeolojik değişimler neticesinde yeryüzü alanının genişlemesi; 3. Yerin küresel şeklinin bozularak uzun bir şekil alması. Bu ve benzeri değişikliklerin evrendeki genel düzenin bozulmasının doğal bir sonucu olarak meydana geleceği düşünülebilir. 4-5. âyetlerde yeryüzünde meydana gelecek bu değişiklikler sonunda yerin, içindeki ölüleri, maden ve diğer şeylerden ne varsa hepsini dışarı fırlatacağı bildirilmektedir krş. Tekvîr 81/1-6; İnfitâr 82/1-5. 1-5. âyetlerde kıyamet tasvir edilirken “izâ” edatıyla “şöyle olduğunda” şeklinde şart cümleleri sıralanmışsa da bunların cevabı muhatabın anlayışına bırakılmıştır; tefsirlerde bu noktanın izahı için “herkes yaptığının karşılığını görecektir” veya “artık olan olmuş, işi işten geçmiştir, ondan sonra neler olacağını düşünün!” gibi mânaların takdir edildiği görülmektedir. 6. Ayette şu gerçek ortaya konmaktadır İnsan bilmelidir ki dünya hayatı bütünüyle –mahiyetleri ve amaçları farklı da olsa– türlü çabalardan ibarettir; çabaların sonu da Allah’a varır. Kimse bu dünyada ebedî kalamayacağı gibi, hayatının sonunda huzuruna varıp yaptıklarının ve yapmadıklarının hesabını vereceği tek güç de Allah’tır. Dünya hayatında mutlaka harcamaları gereken gayretlerini, ömürlerini ilâhî iradeye uygun yollarda, hakikat, dürüstlük ve iyilik uğrunda harcayan insanlar ilâhî huzura vardıklarında iyi karşılıklar bulacak, “kitap”ları yapıp ettiklerinin kaydedildiği belgeler kendilerine sağ taraflarından verilecek; kolay bir hesaptan geçtikten sonra sevinç ve mutluluk içinde yakınlarına döneceklerdir. Artık onlar için zahmet ve meşakkat dönemi bitmiş, rahmet ve mutluluk dönemi başlamıştır. 7-9. âyetler bunu anlatmaktadır. 7. Ayetteki “kitap”tan maksat, kişinin dünya hayatında yapmış olduğu iyi veya kötü amellerle ilgili bilgileri içeren “amel defteri”dir. “Kitabı sağından verilenler” ise müminlerdir. Kur’an-ı Kerîm, insanların dünyada yapmış oldukları doğru-yanlış, hayır-şer, iyi-kötü her türlü inanç, söz ve davranışların görevli melekler tarafından anında kaydedildiğini bildirmektedir yine bk. Kāf 50/17; İnfitâr 82/10-13. İşte amellerin kaydedildiği bu defterler âhirette ortaya konulacak bk. Kehf 18/49, cennetliklere sağından, cehennemliklere de solundan veya arkasından verilerek, kişiye kitabını kendisinin okuması emredilecektir bk. İsrâ 17/14; Vâkıa 56/1-10. Birçok kültürde olduğu gibi Kur’an’ın ilk muhatapları olan Araplar’ın kültüründe de “sağ” kavramı iyi, hayırlı, uğurlu şeyleri ifade ettiği için burada da iyilerin ödülleri olarak sembolik bir anlam taşımaktadır. Sonuçta kitabın sağdan verilmesi, kişinin mutlu olacağını ifade eder. Bunlar dünyada Allah’ın rızâsına uygun hareket ettikleri için hesapları kolay olur. Hz. Peygamber kolay hesabın, ince elenip sık dokunmadan yapılan bir yoklama olduğunu ifade etmiştir Buhârî, “Tefsîr”, 84. Bu sebeple kitabı sağından verilen kimse sevinçli ve mutlu olarak yakınlarına döner. Yakınlarından maksadın ne olduğu hususunda, cennette olan komşuları, aynı nimet ve ikramlara nâil olan cennet arkadaşları, kendisinden önce cennete gitmiş olan dünyadaki eş ve çocukları vb. değişik açıklamalar yapılmıştır. Bütün bunların ortak noktası, Yüce Allah tarafından ödüle lâyık görülmüş saygın bir kişi olmanın mutluluğunu yaşayacak olmasıdır meselâ bk. Şevkânî, V, 472. Kitabın arkadan veya sol tarafından verilmesi de kişinin inkârcı ve bedbaht olduğunu ifade eder. 11. âyette belirtildiği üzere bu sonunculara amel defterleri verildiğinde “Eyvah! Keşke bana kitabım verilmeseydi de hesabımın ne olduğunu
inşikak suresi 19 ayet tefsiri